FRANKFURT MOTOR SHOW

  • 15 Eylül 2015
  • 1.236 kez görüntülendi.
FRANKFURT MOTOR SHOW

210 yeni modelin tanıtımı yapıldı.

FUARDAN TÜM DETAYLAR:

ALFA ROMEO
CO728TvUEAApnv4
12004098_10153584394052145_6038933188309376162_n
12009745_10153584394017145_1511665791888647790_n
CO79wi8W8AA2Rwh
CO8NL1ZWIAATmIL
CO8JOiaW8AAJn5v
CO8kritWIAAa-rM
Alfa Romeo’nun Performans Roketi 2016’da Geliyor!

510 HP’lik Giulia İlkbaharda Türkiye’de!

2015’te kuruluşunun 105. yıl dönümünü kutlayan İtalyan otomobil üreticisi Alfa Romeo’nun lüks orta sınıfta yer alan yeni temsilcisi Giulia’nın en performanslı versiyonu, Frankfurt Otomobil Fuarı’nda resmen görücüye çıktı. İlk olarak 510 HP’lik yüksek performanslı spor versiyonuyla yollara çıkmaya başlayacak olan Alfa Romeo Giulia, 2016 yılının ilkbahar aylarında Türkiye’de de satışa sunulacak. Lancia, Alfa Romeo ve Jeep Marka Direktörü Türker Gürtekin, “Alfa Romeo Giulia Quadrifoglio’yu gelecek senenin 2. çeyreğinde ülkemizde satışa sunmayı hedefliyoruz” açıklamasını yaptı.Alfa Romeo Giulia Quadrifoglio, yırtıcı tasarımı, yenilenen logosu, arkadan itişli altyapısı, kusursuz ağırlık dağılımı ve Ferrari teknolojisi taşıyan performanslı motoruylaotomobil severlericezbetmeyi başarıyor.

2016 yılının Ocak ayında üretimi başlayacak olan Alfa Romeo Giulia model ailesinin spor versiyonu Giulia Quadrifoglio, uluslararası nitelikteki Frankfurt Otomobil Fuarı’nda ziyaretçilerin karşısına çıkarak ilgi odağı oldu. Markayı tanımlayan ve “duyguların mekaniği” mottosunu kazandıran kendine özgü İtalyan tasarımı, son teknoloji yenilikçi motorları, mükemmel 50/50 ağırlık dağılımı, eşsiz teknik çözümleri ve en iyi güç-ağırlık oranı özellikleriyle ön plana çıkan Alfa Romeo Giulia’nın en performanslı versiyonu, 2016 yılından itibaren ülkemizde de satışa sunulacak. Lancia,Alfa Romeo ve Jeep Marka Direktörü Türker Gürtekin, “Alfa Romeo Giulia model ailesininen hafif ama en yüksek performanslı versiyonu olan Giulia Quadrifoglio’yu gelecek sene ilkbahar aylarında Türkiye’de satışa sunacağız. Karbon seramik fren balataları ile ultra hafif karbon fiber sportif koltuklarla donatılan 510 HP’lik Ferrari teknolojili çok özel spor modeli, 2016 yılında 2. çeyrekten itibaren satışa sunmayı planlıyoruz” açıklamasını yaptı.

Saldırmaya hazır bir kediyi andırıyor

Yeni Alfa Romeo Giulia Quadrifoglio, birkaç sade dokunuşla kimliğini ortaya koyabilen güçlüve heykelsi bir genel yapıya sahip. Aracın profilinden doğarak

otomotiv tarihinin en ünlü ve tanınmış tasarım öğelerinden biri olan yonca biçimli efsanevi burun kısmına doğru uzayan keskin bir çizgiye sahip en performanslı Alfa Romeo Giulia’nın, saldırmaya hazır büyük bir kediyi andıracak görünümü dikkat çekiyor. 50/50 ağırlık dengesi ve arkadan çekiş sistemi Alfa Romeo’nun en önemli özelliklerini oluştururken, ağırlığı kusursuz bir şekilde dengelemek için, motor ve mekanik parçalar iki aks arasında sıralanmış bulunuyor. Bu sebeple Alfa Romeo Giulia Quadrifoglio, çok kısa çıkıntılara, uzun bir motor kaputuna ve ön çamurluklara ve gücün yol üstüne salınan noktasını görsel olarak işaret eden gösterişli arka çamurluklara sahiptir.

Alfa Romeo’nun Magneti Marelli’yle yaptığı işbirliğiyle üretilenen sportif Giulia’nın ön ve arka far panelleri ayrıca dikkat çeken tasarım ve teknoloji unsurları arasında yer alıyor. Stil mükemmelliği ve teknolojinin başarılı bir birleşimi olan LED arka far panelleri, aracın arka kısmını eşsiz ve ayırt edici bir şekilde ortaya koyuyor. Ön bölümde ise 35W modüllü Xenon teknolojisini kullanan, güç tasarrufuyla ışık akışını ve dağılımını artıran ve normal halojen farlara göre gece görüşünü %200 artıran farlara yer veriliyor. Aynı zamanda bu farlar, öndeki engellerin en az bir saniye öncesinden görülmesini sağladığı için saatte 50 km/s hızla giderken fren mesafesinde 28 metrelikbir erken duruş avantajı sağlıyor. Gündüz seyir farları (DRL), sinyal farları, yan farlar ve yön göstergeleri daha iyi yakıt verimliliği ve maksimum performans için LED teknolojisini kullanırken, diğer tüm farlarda AFS teknolojisini kullanılıyor.

510 HP’lik sportif yürek!

Arkadan itişli Alfa Romeo Giulia Quadrifoglio, aynı zamanda lüks orta sınıftaki rekabete Alfa Romeo markasının güçlü bir yanıtı olacak. Mühendislerin Ferrari altyapısıyla düzenlediği altı silindirli turbo benzinli motora sahip Alfa Romeo Giulia Quadrifoglio, 510 HP’lik eşsiz bir güce sahip. 0-100 km/s hızlanmasını sadece 3.9 sn’de tamamlayan ve 307 km/s’lik son hıza erişebilen Alfa Romeo Giulia Quadrifoglio’nun heyecan verici güç ve tork üreten motoru, elektronik olarak kontrol edilen silindir kapatma sistemine sahip olmasıyla aynı zamanda şaşırtıcı bir yakıt tasarrufu sunabilmektedir.

En iyi güç-ağırlık oranı

Kusursuz bir güç-ağırlık oranı sağlamak (2.99 kg/HP) için Alfa Romeo Giulia’da ultra hafif materyallerin çokça kullanımına özen gösterilmiştir. Örneğin; tahrik mili, kaporta ve tavan için karbon fiber; kapılar ve çamurluklar gibi farklı birçok gövde elemanlarına ek olarak motor, fren ve süspansiyon (ön kapaklar, ön ve arka çerçeveler dâhil) için alüminyum kullanılmıştır. Dahası, arka çapraz elemanlar alüminyum bileşimi ve plastikten yapılmıştır. Toplam ağırlığı azaltmak için, fren sistemi alüminyum parçalar

ve karbon seramik plakalar kullanılarak ayarlanmıştır. Ayrıca koltuklar karbon fiber bir yapısal çerçeveye sahiptir. 1524 kg’lik boş ağırlığa ulaşılmasını sağlayan tüm bu ağırlık optimizasyonlarına ek olarak, araç zaman içinde kalite, akustik konfor ve aşırı zorlu koşullarda bile yeterli kavrayış sunma bakımından en iyi burulma direncine sahiptir.

Alfa Romeo Giulia Quadrifoglio’nun bir özelliği de iki aks üzerinde kusursuz 50/50 dağılımı sağlamak için ağırlık ve materyallerin akıllı yönetimidir. Bu yönetim, Alfa Romeo’ya özgü sürüş memnuniyetini arttırmak için temel bir esastır ve bu sonuca daha ağır elemanların mümkün olan en merkezi konuma yerleştirilmesiyle ulaşılmıştır.İdeal sürüş için süspansiyonlar da ağırlık dağılımı kadar önemlidir.En hızlı Alfa Romeo Giulia’da yeni çift salıncaklı süspansiyon ve geliştirilmiş direksiyon sistemi ile hızlı ve hassas direksiyon hâkimiyeti sağlanmıştır. Aracın üstün yol tutuş performansı virajlarda lastiklerin yere tam tutunması ve yanal kuvvetlere karşı direnci ile arttırılmıştır.Ayrıca üstün direksiyon tepki oranı ile her durumda ve her hızda direksiyon tepkileri doğal ve içgüdüsel olarak sürücüye yansıtılmıştır.Alfa Romeo’ya özgü bu özellik, sabit tekerlek izini köşelerde tutar veyüksek hızlanmayı mümkün kılar.

Mükemmel sportif sürüşün yeni adı: Giulia Quadrifoglio!

Tasarım, şasi ve süspansiyonyapısı ile materyallerinin seçimi Alfa Romeo’nun mühendislik kültürünün ileri ifadesi olarak her zaman mükemmeli yansıtır. Arka diferansiyelin, torkun her tekerleğe ayrı bir şekilde iletilmesini kontrol etmesini sağlayan çift kavramalı Tork Vektörleme gibi yeni otomobilde yer alan özel teknik çözümlerle kanıtlanmaktadır. Bu şekilde, yola uygulanan güç aktarımı düşük yol tutuşlu alanlarda geliştirilmiştir. Böylece, stabilite kontrol sistemine karşı sürmek zorunda kalınmadan güvenli ve eğlenceli bir sürüşü mümkün hale getirmektedir. Önemli tüm ağırlık optimizasyonlarına ek olarak ani fren tepkisi ve buna bağlı rekor kıran durma mesafesi için stabilite kontrolünü ve geleneksel servofreni bir araya getiren yenilikçi, elektromekanik bir sistem olan Entegre Fren Sistemi de sportif Alfa Romeo Giulia’da kullanılmaktadır.

Alfa Romeo Giulia, sürücünün seçimine bağlı olarak aracın dinamik davranışını değiştiren yenilenmiş Alfa DNA’sına sahiptir. Alfa DNA’sı, Dinamik (Dynamic), Doğal (Natural), İleri Düzeyde Verimli (Advanced Efficient)(enerji verimliliği modu ilk defa bir Alfa Romeo’da kullanılmıştır) ve elbette yüksek performanslı Quadrifoglio versiyonunda yer alan yarış modlarına sahip olmasıyla dikkat çekmektedir. Giulia’nın yolcu bölmesi özel, etkili Alfa Romeo tasarım unsurlarıyla kalite, güvenlik, donanım ve konfor bakımından en iyi deneyimi sunmaya hazırlanmaktadır. Sürücü odaklı iç mekânda Alfa DNA kontrol grubu ve bilgi-eğlence sistemini ayarlamak için gerekli insan-makine ara yüzü iki basit, kullanıcı dostu düğmeden oluşmaktadır. Tüm ana kontroller ise bilinçli bir şekilde Formula 1 araçlarında olduğu gibi direksiyon üzerinde birleştirilmiş ve kullanıcısına kabin içini daha keyifli bir hale getirmek için tasarlanmıştır.

Son olarak, üstün, ayrıntılara önem veren ses çıkışı isteyenleri mutlu edecek sofistike Harman Kardon Sound Theatre sistemi ilk kez Alfa Romeo Giulia Quadrifoglio’da sunuluyor. Sistemin merkezinde, yüksek performans sağlayan ancak aynı zamanda kompakt bir yapıya sahip 12 kanallı D sınıfı yükseltici bulunuyor. Yükseltici, üstün dinleme kalitesi için aracın içindeki 14 hoparlörden oluşan sistemle temiz ses dağıtımı gerçekleştiriyor. 5.1 farklı yüksek çözünürlüklü kaynaktan ve uyumlu bir stereo playbackten surround etkisini sağlamak için Logic 7® teknolojisi kullanılıyor. Bu ses sistemiyle aracın içinde seyahat edenler, Harman Kardon’un üstün kalitesini deneyimleyebilecekler.

AUDI
12029817_10154193767880558_3533522949582998132_o
CO74NprXAAAnLaG
CO8N7e7WcAA1-RC
Audi’den Frankfurt’ta bir konsept
2 yeni model!

Audi Frankfurt Fuarı’nda, en çok satan model ailesi A4’ün yeni neslini, en son batarya teknolojisiyle aerodinamik tasarımı buluşturan elektrikli SUV konsepti Audi e-tron quattro concept’i, ve Premium segmentin en sportif sedanı olan S8 Plus’ı sergiliyor.

Audi, en çok satan model ailesi olan A4’ün yeni neslini, Frankfurt’ta tanıtıyor olacak. Teknoloji ve estetiği buluşturan Yeni A4’te kullanılan tüm teknoloji, sınıfında örnek oluşturacak şekilde yeniden geliştirildi. Geliştirme çalışmalarında öncelik karbon emisyonlarının azaltılmasına ağırlık verilirken, kullanılan tüm teknolojilerde sürüş direncini azaltmaya odaklanıldı. Yeni A4’teki geliştirmelerin en önemlilerinden biri aerodinamik; A4 Sedan, 0,23 ile sınıfının en iyi hava sürtünme katsayısına sahip. Bir önceki nesle göre otomobilin boyutları büyüdü ancak ağırlığı, 120 kilograma varan önemli ölçülerde azaltıldı. Yeni A4, yenilenmiş motor teknolojisi ile bir önceki nesle göre yüzde 21’e varan oranlarda daha az yakıt tüketiyor. Yeni A4’te öne çıkan teknolojik özellikler arasında, Audi Matrix LED farlar, Audi akıllı telefon arayüzü, 3D ses veren Bang & Olufsen Ses Sistemi, kablosuz şarj yapan Audi telefon kutusu, ön cama görüntü yansıtma, yeni sürücü asistan sistemleri ve Audi bağlantı hizmetleri yer alıyor.

500 kilometre elektrikli sürüş menzili

Audi’nin en son batarya teknolojisi ve aerodinamik tasarımı buluşturan elektrikli SUV konsepti Audi e-tron quattro concept, 500 kilometre menzili sahip. 2018 yılında seri üretilmesi hedeflenen elektrikli SUV modelinin de tasarım ve teknoloji dilini taşıyor. Baştan aşağı elektrikli araç olarak tasarlanan Audi e-tron quattro concept, Audi’nin, yaratıcı tasarım ve teknoloji çözümleriyle maksimum aeordinamizmi hedefleyen “Aeroestetik” felsefesiyle geliştirildi. Bu kapsamda, önde, arkada ve yanlarda bulunan ve hareket edebilen aeorodinamik parçalar, otomobilin çevresinde kusursuz bir hava hareketi sağlıyor. Hava direnci de azalan otomobil, 0.25’lik hava sürtünme katsayısıyla (CD Value) SUV segmentinde yeni bir rekora da imza atıyor. Tüm bu tasarım ve teknoloji, Audi e-tron quattro concept’in 500 kilometrelik bir menzile sahip olmasına yardımcı oluyor.

605 HP gücünde en sportif sedan S8 Plus

Premium segmentin en sportif sedanı olan S8 plus’ın gövdesi, alüminyumdan üretilen bölümleri arttırılarak daha hafif ve dinamik bir yapıya ulaştı. Boş ağırlığı sadece 231 kilo olan bu gövde, Audi’nin Ultra hafiflik teknolojisinin de geldiği son noktayı gösteriyor. Audi Space Frame teknolojisiyle üretilen S8 plus, rakipleri arasında da en hafif otomobil olarak öne çıkıyor. V8 4.0 TFSI motoru 605 HP güç üreten S8 Plus, saatte 305 kilometre hıza çıkabiliyor. 8 ileri tiptronic şanzımana ve quattro çekiş sistemine sahip olan otomobil, sadece kendisi için geliştirilen adaptif spor süspansiyonları ve dinamik direksiyon sistemiyle sportif sürüşü, konfor ile buluşturuyor. S8 plus, Almanya’da sadece kendisi için tasarlanan 21 inç jantlarla satışa sunulacak.

12034488_10154193767930558_2415853048003178168_o
CO7-htJWgAAw10x

BENTLEY
CO7rk5nXAAAb09q
11836785_10153584393827145_1281030147388877612_n
CO71kk0U8AECYS6

BMW
COHFmDfVAAATBwG
COHFmDdU8AA_MeY
CO74sAEWoAATLXo
CO8JdylUAAASLR2
CO8Smj5U8AAl6P7
BMW CEO’su yere kapaklandı…
CO8WapHWUAAMuUf

CITROEN
CO7ph90WIAAU37F
CO8HquyWoAA556o
CO8HqG4WwAArirb
CO8Ho5JWoAEpC7Z
COnVll4WsAA1Lch
COnb88pWEAAWqzS
12027386_10153339985503300_3774157181569251254_o
CITROËN, FRANKFURT FUARI’NDA
ÖZGÜR RUHLULAR İÇİN CACTUS M’İ GÖRÜCÜYE ÇIKARTTI
CITROËN, C4 Cactus’un mirasından yükselen “Her yere gidebilir” görünümü ile dikkat çeken renkli ve eğlenceli konsepti Cactus M’i Frankfurt Fuarı’nda tanıttı. CITROËN’in “ eski Méhari modelinden esinlenen konsept; dik ön camı, yükseltilmiş gövdesi, büyük lastikleri çapı ve TPU (termo plastik poliüretan) kaplama Airbump®’larla bezenmiş kapıları ile sportif bir keyif aracı kimliğine vurgu yapıyor.
CITROËN’nin eğlenceli, özgürlük duygusunu yansıtan konsept otomobili CACTUS M her tür arazide kullanıma imkan tanıyan, sportif bir keyif aracı olarak tanımlanan konsept oldukça renkli bir tasarıma sahip. Açık havada konfor arayanlar için tasarlanan CACTUS M konsepti, maceralarda ideal yol arkadaşı olmaya aday. Yenilikçi tasarımı ve teknolojisiyle her türlü hava, yol şartlarında keşfi keyifli kılıyor.
Her an yola çıkmaya hazır CACTUS M
Şişkin çamurlukları daha kompakt ve kaslı bir görünüm yaratırken, dik ön cam, yükseltilmiş gövde gibi dikkat çekici özellikler CACTUS M’in sportif keyif aracı kimliğine vurgu yapıyor. CITROËN CACTUS M’in iki uzun kapısı kompakt hatlara vurgu yapıyor. Kapılar, Cactus modelindeki gibi Airbump® olarak tasarlanmış ve TPU (termo-plastik poliüretan) kaplamalarıyla aynı konsept kullanılmış. İlk defa CITROËN tarafından geliştirilen ve isim hakkı alınan Airbump® aracı şehir içinde oluşabilecek ufak darbelerden koruyor. Hem estetik hem de fonksiyonel bu içi hava dolu kapsüller aracı adeta ikinci bir deri gibi kaplıyor. Bu çekici, pratik buluş şehir içi sürüşünü daha rahatlatıcı bir tecrübeye dönüştürüyor.
Aktivite ve keyfe odaklı, zeki bir tasarım
Gövdenin yanlarındaki büyük Airbump’lı kapılar, hafiflik hissi ve koruyucu bir dokunuş katarken aynı zamanda aracın imzası haline geliyor. ‘Her yere gidebilir’ yaklaşımını taşıyan bu özel tasarım, efsanevi Méhari’yi akla getiriyor. Kabinin tamamıyla açık olduğu konseptte, CITROËN CACTUS M, tasarımıyla aktiviteyi yaşam tarzına dönüştürürken, merkezine otomotiv deneyimini yerleştiriyor. Açık hava aktivitelerinde kullanılan teknik malzemelerin iç tasarımda yer alması bu yaklaşımın bir göstergesi olarak tanımlanıyor. Sörf dünyasından alınan ilhamla koltuklar dalış kıyafetine benzer bir stilde tasarlanmış; konfor ve suya dayanıklılık açısından da canlı renklerde neopren kumaşla kaplanmış.
CITROËN CACTUS M aynı zamanda modüler bir araç; tavan uzantısı yolcuların sörf tahtası gibi ekipmanlarını bağlamalarını sağlıyor. Her şey konfor ve huzur için tasarlanmış. Araçta ayrıca surfboards ve wakeboards’ların kolay yüklenebilmesi için arkada ayrı bir bölme yer alıyor. CACTUS M’in üzerini örten tente ise aynı zamanda çadır olarak da kullanım şansı veriyor.
Her tür arazide rahat kullanım sunuyor
CITROËN CACTUS M’in tasarım amaçlarından biri de bilinen yolların dışına çıkmak, yeni ufuklara açılmak. Hava ve yol koşulları ne olursa olsun, aktivitenin türü ne olursa olsun otomobilde her şey yolculara rahat bir sürüş sunmak için tasarlanmış. CACTUS M, yatağa dönüşebilen modüler kabini ve çadır olabilen tavanıyla özgürlüğü uçlarda yaşamaya izin veriyor. Yenilikçi bir şişirme sistemine sahip bu tavan aynı zamanda yağmurlu havalarda koruma sağlıyor. CITROËN CACTUS M’in dokunmatik ekranı ve Easy Push sistemi gibi günlük kullanıma uygun teknolojileri ise C4 Cactus modelinden geliyor.
CITROËN CACTUS M’İN TEKNİK ÖZELLİKLERİ
Boyutlar
Uzunluk: 4,16 m
Genişlik: 1,77 m
Yükseklik: 1,48 m (teyit edilecek)
Aks mesafesi: 2,60 m
Yeni nesil otomatik şanzıman
PureTech 110 S&S EAT6 benzinli motor
Performans ve yakıt tüketimi
Yakıt tüketimi: 4,8 L/100 km
CO2 emisyonu: 110 g/km
Lastikler
Tyres Bridgestone Tall & Narrow 19’’

FERRARI
12019976_10153584393557145_1135097378686777366_n
12020015_10153584393547145_327616969878077177_n

Ferrari’nin en yeni üstü açık süper spor modeli 488 Spider, Frankfurt Otomobil Fuarı’nın gözdesi oldu. Katlanabilir metal tavanıyla dikkatleri üzerine çeken Ferrari 488 Spider, 2016 yılının yaz aylarından itibaren ülkemizde de satışa sunulacak. 670 HP’lik V8 motorlu Ferrari modelinin yaklaşık 580 bin Euro’luk fiyata sahip olması bekleniyor. Fer-Mas Şirket Müdürü Sinan Saip Bel, “2017 model olarak, yaz ortasından itibaren Ferrari 488 Spider modelini ülkemizde de satışa sunmaya başlayacağız. 0-100 km/s hızlanmasını sadece 3 saniyede gerçekleştiren orta/arka konumlu motora sahip yeni modelimize ilk etapta Türkiye’den sadece 6 müşteri sahip olabilecek” açıklamasını yaptı. Markanın gelmiş geçmiş en güçlü katlanabilir metal tavanlı modeli olarak ön plana çıkan Ferrari 488 Spider, sadece 14 saniyede açılıp kapanabilen katlanabilir metal tavan, klasik kumaş tavanlara göre ortalama daha az ağırlık (-25 kg) ve daha iyi kokpit konforu sunmasıyla da dikkat çekiyor.

Ferrari’nin son 10 yıldır özel müşterileri için sadece pistlerde kullanılmak üzere tasarladığı otomobilleri kapsayan özel programı doğrultusunda geliştirilen 488 GTB modelinin ardından 488 Spider adı verilen üstü açık versiyonunu da Frankfurt Otomobil Fuarı’nda görücüye çıkardı. Fuarın en sportif yıldızı olarak dikkat çeken Ferrari 488 Spider, 2016 yılının yaz aylarından itibaren ülkemizde de satışa sunulacak. Yaklaşık 580 bin Euro’luk fiyata sahip olması beklenen 670 HP’lik V8 motorlu Ferrari modeli için Fer-Mas Şirket Müdürü Sinan Saip Bel, “2017 model olarak yaz ortasından itibaren Ferrari 488 Spider modelini ülkemizde de satışa sunmaya başlayacağız. 0-100 km/s hızlanmasını sadece 3 saniyede gerçekleştiren orta/arka konumlu motora sahip yeni modelimize ilk etapta Türkiye’den sadece 6 müşteri sahip olabilecek” açıklamasını yaptı.

Markanın yarışçı ruhununu tüm öğeleriyle üzerinde taşıyan Ferrari 488 Spider, genel olarak dış tasarımdan yürüyen aksama, motordan kabin içine kadar kardeşi 488 GTB’yle büyük ölçüde bütünlük gösteriyor. Her iki kardeşi birbirinden ayıran en temel unsurlar olarak ise Ferrari’nin patenti kendine ait olan katlanabilir metal tavan sistemi ve buna paralel değişen ‘roadster’ tasarım özellikleri ön plana çıkıyor. Sadece 14 saniyede açılıp kapanabilen katlanabilir metal tavan, klasik kumaş tavanlara göre ortalama daha az ağırlık (-25 kg) ve daha iyi kokpit konforu sunuyor.

Ferrari 488 Spider, sürtünmeyi azaltırken optimum itme gücünü garanti etmek üzere tasarlanmış olan kompleks nitelikte gövde tasarım unsurları sayesinde bugüne kadar üretilen en aerodinamik üstü açılır Ferrari modeli unvanını da elde ediyor. Ferrari mühendisleri, büyük bir spoyler ve aerodinamik gövde altı dahil olmak üzere bazı yenilikçi tasarım eklemeleri yaparak bu hedefe ulaşmayı başardı. Araç içi konforuna ilişkin olarak hava akışı çalışmalarını da göz ardı etmeyen Ferrari mühendisleri, elektrikli camlı bir mekanizmaya sahip arka rüzgarlık sayesinde tavan açıkken maksimum konfor sağlamak için üç farklı konum özelliğini araca dahil etti. Rüzgarlığın tamamen indirilmesi durumunda, ise hava ve sürüş koşullarına bakılmaksızın – açılır tavan kapalı haldeyken bile- V8 motor sesinin maksimum biçimde duyulması hedeflenmiş.

Modeli veya misyonu ne olursa olsun, bir Ferrari’nin kalbi motorudur. Ferrari 488 Spider’ın yeni 3.9 litrelik V8 turbo motoru, güç, tork ve tepki süreleri açısından sınıfının en iyi değerlerini sunarken, devrim niteliğindeki mimarisiyle de standartlara yeni bir boyut getiriyor. Ferrari 488 Spider’ın 8 bin devirde 670 HP güç üreten motoru, 7. viteste 760 Nm maksimum tork üretebilmesiyle dikkat çekiyor. 0 – 200 km/s hızlanmasını sadece 8.5 saniyede tamamlayan ve 325 km/s’lik maksimum bir hıza erişebilen Ferrari 488 Spider, sıra dışı sportif tasarımıyla da rakiplerinin önünde yer alıyor. Her Ferrari kendine has, belirgin bir sese sahiptir; 488 Spider da bu geleneği bozmuyor. Yeni V8 düşük hızlarda bile cezbedici dolgunluk ve güce sahip bir sese sahip ve devir arttıkça yükselerek motorun mükemmel tepkime, tork ve performansını vurguluyor. Daha uzun, eşit uzunluklu tüplere sahip egzoz başlıkları ve düz alanlı krank mili sayesinde tavan açıldığında da rahatsız etmeyen bu motor sesi, Ferrari’nin bir başka uzmanlık alanı olan, farklı motor hızlarında armoni ve tonalite analizi ile daha da çekici bir hale geliyor.

Yeni Brembo Extreme Tasarım Fren Sistemi sayesinde, 488 Spider’ın durma mesafeleri önceki modele göre %9 daha kısadır. LaFerrari’den türetilmiş frenler ekstrem sürüşlerde optimal soğutma sağlayan yeni kaliperlere sahiptir. Optimum çalışma sıcaklığına daha hızlı ve sağlam bir şekilde ulaşmasını sağlayan yeni malzemeler de kullanmışlardır.
Sinan Saip Bel - Ferrari 488 Spider

FORD

Ford’dan Frankfurt’ta SUV atağı

Avrupa’da SUV atağına kalkan Ford, startı Frankfurt’tan veriyor. Ford standında, Avrupa versiyonunu ilk kez görücüye çıkan Yeni Edge SUV gösterisinin zirvesinde yer alırken, SUV ve AWD ailesi Kuga ve EcoSport modelleriyle tamamlanıyor. Yenilenen ve heybetli tasarıma kavuşan Ford Ranger da Avrupa prömiyeri ile dikkatleri çekiyor.

Ford’un Avrupa’daki SUV atağı, müşterilerine en yeni portföyü sunmak üzere Frankfurt Otomobil Fuarı’nda ivme kazanıyor.

• SUV rekabetine yeni bir dönem başlatacak yeni Edge, Avrupa’da ilk kez seri üretim versiyonu ile sergileniyor. İleri teknoloji donanımları ve verimli sürüş teknolojileri ile 2016 yılında rekabette yerini almaya hazırlanan yeni Edge, Sürüşe Duyarlı Direksiyon ve 180° görüş sağlayan ön kamera donanımlarıyla konfor ve güvenlik anlamında fark yaratıyor. Edge, 180 PS ve 210 PS güce sahip 2.0 litre TDCi dizel motor ile sunuluyor.
• Orta sınıf SUV’lar arasında dinamizm ve konforu bir arada sunarak dikkat çeken Kuga’nın iç tasarımdaki yenilikleri 8’ ekran ile sunulan SYNC 2 gelişmiş bağlantı sistemi ile tamamlanıyor.
• Ford’un kompakt SUV modeli EcoSport ise yenilenen iç mekanı, geliştirilen altyapısı ve tamamı Euro 6 normlarına göre tasarlanan 3 motor seçeneği ile Frankfurt Otomobil Fuarı’nda sergileniyor.
• Ford’un Avrupa’da ilk kez görücüye çıkacak bir diğer modeli olan yeni Ranger, yeni motor seçeneklerinde %17’lik bir yakıt tasarrufu elde ederken, heybetli tasarımıyla dikkat çeken Wildtrack versiyonu ile de dayanıklılık efsanesini sürdürüyor.
• Frankfurt Otomobil Fuarı’nın ilk iki gününde dönüşümlü olarak sergilenecek araçlar arasında, yeni Galaxy, yeni S-MAX, Mondeo, Mondeo Vignale, Focus RS, Focus ST, Focus ST Dizel, Fiesta ST ve süperspor GT de yer alıyor.
• Ford’un yeni SUV modelleri Avrupa pazarı ile birlikte 2016 yılında Türkiye’de de sunulacak.
2016, “Ford’un SUV yılı” olacak.
Ford Avrupa’daki SUV ve Crossover segmentindeki büyüme stratejisi
Ford, Avrupa SUV ve crossover segmentindeki iddiasını ve büyümesini önümüzdeki 3 yıl içerisinde sunacağı 5 yeni ve yenilenen model ile güçlendiriyor. Avrupa’da hızla büyüyen SUV segmentindeki büyüme planlarını açıklayan Ford, 2016 yılı itibarıyla SUV satışlarını 2013’e göre yüzde 200 artırarak 200.000 adet SUV satışı hedeflerken, AWD donanımlı modellerinin satışını da yüzde 50 artırmayı planlıyor.
Ford, gelecek sene itibariyle SUV ailesi ve yeni Ranger gibi pikap modelleri haricinde Ford Otosan tarafından Türkiye’de üretilen Transit’ten, sportif hatchback Focus RS’e uzanan modellerinin neredeyse yarısını AWD, akıllı dört tekerlekten çekiş sistemi ile sunmayı planlıyor.
Yepyeni lüks SUV Ford Edge
Şık ve sofistike tasarımıyla Avrupa’ya özel olarak tasarlanan Ford Edge, optimize edilen yakıt tüketimi ve 149 g/km’lik CO2 emisyon değeriyle pazara giriş yapıyor. Edge, 2.0 litre TDCi dizel motor ile 180 PS ve 210 PS olmak üzere iki farklı güç seçeneğinde sunuluyor. 180 PS güç üretebilen motor seçeneği 6 ileri manuel şanzıman ile desteklenirken, 210 PS’lik çift turbolu motor seçeneği ise 6 ileri PowerShift otomatik şanzıman sayesinde akıcı ve kusursuz bir sürüş sağlıyor.
Ford Edge, Ford’un akıllı dört tekerlekten çekiş sistemini (AWD) standart olarak sunarak ıslak ve kaygan zeminlerde bile ön ve arka tekerlekler arasındaki gücün dağılımını kusursuz şekilde sağlayarak mükemmel bir sürüş konforu sunuyor. Bunun yanı sıra Ford’un yeni teknolojilerinden aracın hızına göre direksiyon dönüş hassasiyetini ayarlayan, düşük hızlarda dönüşü kolaylaştırarak, yüksek hızlarda da sertleşen Sürüşe Duyarlı Direksiyon ve kör noktaların görülmesinde kolaylık sağlayan 180° görüş sağlayan ön kamera ile konfor ve güvenlik de maksimum seviyede sunuluyor.
Yeni teknolojiler ile donatılan Kuga
Ford Kuga ilk defa SYNC 2 gelişmiş bağlantı sistemi ile Frankfurt’ta otomobil severlerin karşısına çıkıyor. 5 inçten 8 inçe çıkartılan ekran boyutuyla sunulan bu sistem sayesinde sürücü kolayca telefonunu, eğlence elemanlarını, klimayı, navigasyon sistemlerini basit günlük dil ile kullanabilecek ve geri vitese geçildiğinde arka kamera sayesinde kolayca park edebilecek.
Kompakt SUV EcoSport da geliştirildi
Ford EcoSport yenilenen iç mekanıyla çağdaş ve daha kaliteli bir görünüme kavuştu. EcoSport, tamamı Euro 6 normlarına göre tasarlanan 3 motor seçeneği ile sunuluyor. 95 PS güç üretebilen 1.5 litre TDCi motor 100 km’de 4,4 litrelik yakıt tüketimi ile dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra 5,4 litrelik tüketime sahip 125 PS’lik 1.0 litre EcoBoost ve 100 km’de 6,3 litrelik yakıt tüketimi sunan 1.5 litrelik Ti-VCT benzinli motora sahip.
CO76yYhWwAAnP6l
CO72Iy2UsAAm60P
12001040_10153309984537535_6605634865489531141_o
CO-TkmuWEAA-1KC

HYUNDAI
12033301_10156094921585088_1838725357_n
12032482_10156094921430088_2061631473_n
12033800_10156094920375088_410459790_n
12030882_10156094920005088_1727285069_n
12026422_10156094986220088_501665183_n
IMG_3854
CO70O1yWEAAQXES

JAGUAR
11150606_10153584393722145_9107606170801770704_n
11221937_10153584393697145_1864249168041729368_n
CO75C9LWIAAB7Tz
CO8G4Q4WEAAUYA2
CO8Mu7dWoAA7g65
CO8Mu9TWEAAC-2E
CO-rNKvWwAE9MVt
CO-rNQ-WsAAFvNy

LAND ROVER
CO4OqopWUAEkHuH

LAMBORGHINI
CO7vUpLWwAAmu-Z
CO7v11eUYAA2y1r
11987178_10153584393627145_3606587402048265385_n
11140045_10153584393842145_4067015304609932278_n
CO7flQ5W8AAN-bC

LEXUS
CO75kt3WcAA06yz
Bu yılın son aylarında Türkiyepazarına girecek olanLexus’un SUV modeli Yeni RX’in Avrupa prömiyeri2015 Frankfurt Motor Show’da gerçekleştirildi.2016 yılında Türkiye’de satışına başlanacak olan Yeni RX, sürüş özellikleri ve fonksiyonelliğiyle öne çıkıyor. Fuarda; Yeni RX ile birlikte, yeni tasarımıyla GS modelleri ve ürün gamına katılan 2.0 litre turbo motora sahip GS 200t de sergilendi.
1998 yılında satışa sunulduğu günden bu yana her geçen gün daha popüler hale gelen RX’inyeni modelinin Avrupa prömiyeri2015 Frankfurt Motor Show’da yapıldı. 2016 yılında Türkiye’de tüketicisiyle buluşacak olan lüks crossover modeli RX, yeniden tasarlanan hibrit ve benzinli motorları, sofistike teknolojileri ve konfor donanımlarıyla bugüne kadar sunulan en iyi Lexus SUV modeli olacak.
Keskin hatlara sahip tasarımıyla dikkat çekici bir gelişimi yansıtan yeni RX, Lexus ürün gamının DNA’sını daha cesur SUV hatlarıyla sunuyor.Yeni model tasarlarken Lexus’un hedefi, lüks karakterini koruyarak ve ergonomisini ileriye taşıyarak bir önceki modelden daha atletik ve daha cesur gövde tasarımı oluşturmaktı. Böylelikle bu tasarım hatları sayesinde Yeni RX, bir SUV’un esnekliğini ve premium bir sedan otomobilin sürüş konforunu bünyesinde topluyor.
Hibrit ve benzinli güç ünitelerine sahip olan Yeni Lexus RX, yeni iç ve dış tasarımıyla gelişmiş ergonomilere ve lüks karakterinin altını çizen özelliklere sahip. Yeni RX’in fonksiyonellik ve lüks arasında kusursuz bir denge ortaya koyan dış tasarımı kabinde de aynı şekilde devam ediyor. RX’in sürücüsü ve yolcuları, yüksek duyusal kalite ve işçilikile karşılanıyor.
YENİ LEXUS RX’İN PERFORMANSLI VE VERİMLİ MOTOR GAMI
Yeni LexusRX’in çok yönlülüğünü ve yeteneklerini artırmak adına birçok farklı motor seçeneği sunuluyor. Motor seçenekleri arasında, RX 450h hibrit motor,3.5 litre V6 benzinli motor, 2.0 litre turbo benzinli motor yer alıyor.
Toplam gücü 313 hp olan RX 450h, 4600 d/dak’da 335 Nmtork üretiyor. 2.0 litre turbo benzinli motorla sunulan RX 200t, 6 ileri otomatik şanzımana sahip, 238 hp güç ve 1650-4000 d/dak arasında 350 Nmtork üretiyor. Artırılmış yakıt verimliliğine sahip RX 350 iseV6 benzinli motor, 8 ileri otomatik şanzımanla sunuluyor. 300 hp güç üreten RX 350, 4700 d/dak’da 370 Nmtork üretebiliyor.
Benzinli 4×4 modellerinde direksiyon açısından tekerlek hızlarına kadar birçok parametreyi ölçen sensörlerden faydalanan Dinamik Tork Kontrollü 4×4 sistem sayesinde, farklı zeminlerde ve yol koşullarında maksimum çekiş elde ediliyor. Yeni RX’te sunulan Adaptif Değişken Süspansiyon, aracın sportif bir sedan gibi yol tutuşuna sahip olmasını sağlamasının yanı sıra, mükemmel bir sürüş konforu ve denge de sunuyor.
LEXUS’UN GS ÜRÜN GAMI GENİŞLİYOR
Lexus’un lüks sedan modeli GS’nin yeni GS 200t modeli de Frankfurt Motor Show’un bir diğer önemli yeniliği oldu. GS 350, GS 450h, GS 300h modelleri arasına katılan yeni GS 200t ile GS motor seçenekleri daha da genişledi. Sıra dışı bir çevikliğe sahip 2.0 litre turbo benzinli motor ve sekiz ileri otomatik şanzımanlı GS 200t, 245 hp güç ve 350 Nmtork üretiyor. Bu sayede lüks segmentduayenlerinehem performanslı hem de verimli bir sürüş keyfi yaşatıyor. Bu motor zaman içinde diğer Lexus modellerinde de kullanılacak.
3.5 litre V6 motora sahip olan Lexus GS350 modeli yenilenen versiyonuyla 317 hp güç ve 380 Nm üretirken, ürün gamının en üstünde hibrit gücünü benzinli motorla kombine ederek 345 hp güç üretebilen GS 450h yer alıyor. GS ürün gamında yer alan diğer hibrit model GS 300h ise, sadece 4.7lt/100 km tüketim ortalamasıyla dikkat çekiyor.
LEXUS CT ve IS YENİ SPORT DONANIM SEVİYESİYLE DİKKAT ÇEKİYOR
Lexus, 2015 Frankfurt Motor Show’daIS ve CT modellerinin yeni Sport donanım seviyesini tanıtarak sportif karakterini bir kez daha gözler önüne serdi. Daha dinamik ve agresif çizgilere sahip F Sport versiyonunun yanı sıra, IS 200t Sport, IS 300h Sport ve CT 200h Sport modelleri desıradışı iç ve dış tasarım özellikleri sergilemeye başladı.
Lexus RC 300h

MASERATTİ
CO8JA87W8AAB2vZ

MAZDA
12011312_10153204845479087_7190245887384871893_n
12038093_10153204865039087_3381912163005172519_n
11000569_10206311525580563_2747786134598513712_o

MERCEDES
Mercedes-Benz “Otomobilin Geleceği” temasıyla IAA Frankfurt Otomobil Fuarı’nda
• Mercedes-Benz, bu yıl “Otomobilin Geleceği” temasıyla katıldığı IAA Frankfurt Otomobil Fuarı’na özel tasarladığı konsept aracı “Concept IAA” ile büyük beğeni topladı.
• Otomobil severler tarafından merakla beklenen S-Serisi Cabrio ve C-Serisi Coupé modelleri de IAA Frankfurt Otomobil Fuarı’nda ilk kez dünyaya tanıtıldı.
• Yeni smart cabrio’nun dünya prömiyerini de 66. IAA Frankfurt Otomobil Fuarı’nda gerçekleştiren Mercedes-Benz, görkemli standı ve yaşattığı zaman ötesi deneyim ile fuarın yıldızı konumunda.
Mercedes-Benz, 66. IAA Frankfurt Otomobil Fuarı’ndaki 9.000 metrekarelik standında “Otomobilin Geleceği” teması ile 70’in üzerinde modelini, duygusal ve geleceğin sırlarını paylaştığı bir deneyim sunarak sergiliyor.
Geleceğin teknolojileri kullanılarak görkemli bir sunum ile tanıtılan “Concept IAA (Concept Intelligent Aerodynamic Automobile)” modeli, dört kapılı coupé görünümündeki iddialı tasarımı ve 0.19 olan Cd değeri ile bir aerodinamik şampiyonu olarak Mercedes-Benz standı ve IAA Frankfurt Otomobil Fuarı’nın en ilgi çekici modelleri arasında yerini aldı.
66. IAA Frankfurt Otomobil Fuarı’nda Mercedes-Benz C-Serisi ailesinin en genç üyesi C-Serisi Coupé, lüks segmentin en iddialı oyuncularından olacak S-Serisi Cabrio ve boyutlarıyla şehir içi kullanım için en ideal alternatif olan smart’ın 2-kişilik cabrio modeli smart fortwo convertible ilk kez dünyaya tanıtıldı.
Ayrıca Avrupa pazarına yeni sunulmuş olan, segmentinde öncü olmaya hazır Mercedes-Benz GLC ve dinamik ruhuyla Mercedes-Benz kompakt araç segmentinin ilk ve en çok tercih edilen modellerinden yenilenen A-Serisi ile diğer tüm Mercedes-Benz ve smart modelleri, iddialı tasarımları ve kendi segmentlerine özgü donanımları ile fuar ziyaretçilerinden büyük beğeni topladı.
Yeni Mercedes-Benz S-Serisi Cabrio
S-Serisi Cabrio, Mercedes-Benz’in 1971 yılından bu yana pazara sunduğu ilk 4-kişilik cabrio modeli olma özelliğini taşıyor. Lüks segmentin en yeni ve dikkat çekici oyuncusu, S-Serisi’nin son teknolojisi ile donatıldı. Convertible modellere özel olarak tasarlanan kapsamlı sıcaklık ve rüzgar kontrolü özelliğine sahip araç, özgün tasarımı ile mevcut S-Serisi ailesinin 6. mensubu.
Yeni Mercedes-Benz C-Serisi Coupé
Dünya çapında en çok tercih edilen Mercedes-Benz modeli olma ünvanına sahip C-Serisi’nin ürün portfoyüne yepyeni Coupé modeli eklendi. Atletik ve sportif özelliklere sahip yeni Mercedes-Benz C-Serisi Coupé’nin nefes kesen tasarımı, modern ve lüks unsurları bir arada sunuyor. İç mekanda da, zariflik ve stili sportif bir seviyeye taşıyan C-Serisi Coupé, artırılan araç hacmi ile sürücü ve ön yolcu için daha fazla ferahlık sağlıyor.
Yeni Mercedes-Benz GLC
Çekici tasarımı ve gelişmiş teknolojisi ile Mercedes-Benz’in yepyeni SUV modeli GLC, 2008 yılından bu yana tüm dünyada 650.000 adetten fazla satılan GLK modelinin yerini aldı. Mercedes-Benz’in GLE ve GLE Coupé’den sonra 2015 yılında tanıttığı üçüncü SUV modeli olma özelliğini de taşıyan araç, yuvarlak hatlı tasarımı ile bir önceki modelden farklılaşıyor. Yeni GLC, duyusal çizgileri, tasarımı ve sportif yapısı sayesinde iddialı bir tasarım ile üst düzeyde sürüş konforunu bir arada sunuyor.

Yenilenen Mercedes-Benz A-Serisi
Tasarımı ve dinamik ruhu ile Mercedes-Benz kompakt araç segmentinin ilk ve en çok tercih edilen modellerinden A-Serisi, kullanıcı talepleri doğrultusunda ve gelişmiş konfor sunmak üzere yenilendi. Mercedes-Benz, yenilenen A-Serisi’yle sportif performans ve geliştirilmiş konforu bir arada sunuyor. 2012 yılında pazara sunulduğu günden bu yana dinamik bir kullanıcı kitlesi tarafından yoğun ilgi gören Mercedes-Benz A-Serisi, yenilenen versiyonuyla performans kaybı olmaksızın birçok kullanıcının talep ettiğinden daha fazla konfor özelliği sunuyor.

CO7kimMWEAAvpEY
CO70CjpWoAAUrbt
Mercedes-Benz Concept Intelligent Aerodynamic Automobile
Mercedes-Benz S-Serisi Cabrio
Mercedes-Benz C-Serisi Coupé
CO8HpA5WgAEWld0
CO8HpAXWwAAw4CB
CO8HpWqUYAE8474

MINI
CO7pOTFWcAAl7UB

MITSUBISHI
CO7xZIIUYAELV3A

NISSAN
CO8NCWBXAAAExYT
CO8PV-SU8AAh17Q
CO8PV90UsAAUcS9
CO8SX5KWIAAOaKD

Tarihinin en rekabetçi ve güçlü ürün gamına sahip Nissan, 2015 yılının ilk 8 ayında Avrupa genelinde 501 bin 150 araç satışı gerçekleştirerek bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artış sağladı. Frankfurt Motor Show’da sahneye çıkan Japon otomobil devi, yeni kompakt crossover konsepti Gripz ile elektrikli araç Leaf’in yeni modelini tanıttı.

NISSAN, AVRUPA’DAKİ BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRÜYOR
Tarihinin en rekabetçi ve güçlü ürün gamına sahip Nissan, 2015 yılının ilk 8 ayında Avrupa genelinde 501 bin 150 araç satışı gerçekleştirerek bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artış sağladı. Frankfurt Motor Show’da sahneye çıkan Japon otomobil devi, yeni kompakt crossover konsepti Gripz ile elektrikli araç Leaf’in yeni modelini tanıttı.
Japon otomobil devi Nissan, 2015 yılının ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 artış göstererek, Avrupa genelinde 501 bin 150 adetlik araç satışı gerçekleştirdi Ulaşılan bu rekor satış rakamlarında Nissan’ın yeni segmentlere ve gelişim gösteren pazarlara odaklanması önemli bir rol oynuyor.
Avrupa’da en çok satılan Asya markası olan Nissan, Frankfurt Otomobil Fuarı’nda yeni kompakt crossover konsepti Gripz’i tanıttı. Gripz Concept, Nissan’ın “Yenilik ve Heyecan” sloganını öne çıkaran bir konsept olarak dikkat çekiyor. Konseptin odak noktasında, bir kompakt crossover’ın yeteneklerini ve kullanışlılığını, spor bir otomobilin heyecanı ve performansıyla birleştirmek yer alıyor. Hibrit sistemine dayalı elektrik teknolojisine sahip Gripz, klasik ralli araçları ve yarış motorlarından ilham alınarak tasarlandı. Konseptte bulunan “Dashcam” kameraları, Nissan’ın güvenlik teknolojisine yeni bir boyut kazandırıyor.
Nissan Avrupa Başkanı Paul Wilcox, Gripz Concept hakkında, “Nissan, cesur tasarım, yüksek kalite ve ulaşılabilir teknoloji için verdiği sözü, Gripz Concept’inin Frankfurt’ta tanıtılmasıyla tutuyor. Bu yeni konsept ile birlikte kompakt crossover segmenti yeniden tanımlanacak ” ifadelerini kullandı.
Frankfurt Motor Show’daki Nissan standında aynı zamanda dünyanın en çok satılan elektrikli aracı olan Nissan LEAF’in yeni versiyonu da tanıtıldı. Sürücüsüne 250 kilometreye varan bir sürüş menzili sunan bu elektrikli aracın yeni versiyonu, aynı zamanda piyasadaki tüm rakiplerini geride bırakıyor.
2015 yılında Leaf’in beşinci doğum gününü kutlamaktan gurur duyduklarını belirten Wilcox, “Yeni LEAF 30 kWh, tüketicilere daha esnek kullanım özellikleri sunuyor. Nissan LEAF geride bıraktığı beş yılda küresel ölçekte 185 bin adet satıldı ve halen dünyanın en çok satan elektrikli aracı” dedi.
Nissan’ın Avrupa’daki araç üretimi, büyümeyi desteklerken, aynı zamanda Nissan’ın faaliyet gösterdiği Avrupa pazarlarının yüzde 65’ten fazlasında satışlarını artırmasını sağlıyor. Yerel üretim ve yatırımlar da Nissan’ın bölgesel ihtiyaçlara hızlı yanıtlar vermesine imkan tanıyor. Japon otomobil devi, crossover modeller, elektrikli araçlar ve otonom teknolojisi ile 2020 yılında en çok arzu edilen Asyalı otomobil üreticisi olmayı hedefliyor.
Nissan, mobilitenin geleceğini şekillendirmeye devam ederken, mümkün olduğunca fazla tüketiciye öncü teknolojileri sunabilmek için Araştırma-Geliştirme faaliyetlerine yatırım yapmayı sürdürüyor. Japon üretici 2020 yılında otonom sürüş özelliğine sahip otomobilleri piyasaya sürmeyi hedeflerken otonom sürüş teknolojisinde Nissan’ın önceliği basit, güvenli ve erişilebilir olmak.
Yarının teknolojilerinin ve yeniliklerinin pek çoğu bugün Nissan tarafından tüketicilerin kullanımına sunulurken Nissan’ın öncü olduğu teknolojiler arasında Şerit Takip Sistemi, Otomatik Çarpışma Önleyici Sistem, Çevre Görüş Sistemi ve Kör Nokta Uyarı Sistemi yer alıyor.
Ar-Ge yatırımlarını artırarak sürdüren Nissan, herkes için cesur tasarım, yüksek kalite ve ulaşılabilir teknoloji sunmaya devam ediyor.

PEUGEOT
CO7i_rgWIAALY2t
CO7s_ECUcAARjbG
CO7t5uyWcAA8Zig
CO72-j7UYAAq8h4
CO8YbQFWIAAM5dc
CO78LKLW8AAaHK_
CO8KSvzWIAA4pyk
CO8LvmgW8AAiiUH
12039257_1192954490731393_5343762002406514821_n
Peugeot, 2015 Uluslararası Frankfurt Otomobil Fuarı’nda
308 Gti by Peugeot Sport modelinin Dünya Prömiyeri gerçekleştiriyor

Peugeot 66. Frankfurt Fuarı’ndaki standında, iddialı ve kararlı hedeflerini ve ürün gamında yükseliş stratejisinin yeni kozlarını vitrine çıkarıyor. Ziyaretçiler, Peugeot Sport imzalı Peugeot 308 GTi, ve yenilikçi teknolojileri ile Peugeot Fractal konsept modellerinin dünya prömiyerlerine tanıklık edecekler. Ayrıca çift renkli karoseri ile Peugeot Quartz konsept modeli ve son olarak muhteşem 308 R Hybrid etkileyici ve gösterişli modeliyle tanışacaklar.

Yeni modellerinin yanı sıra Peugeot sportif ve teknoloji alanlarında uzmanlığını sergiliyor. Spor alanında 308 GTi by Peugeot Sport, 208 GTI by Peugeot Sport ve RCZ R, yeni 308 Racing Cup ve 308 GTi by Peugeot Sport ve Peugeot Vision Gran Turismo simülatörlerine ev sahipliği yapıyor.
Teknoloji alanında ise etkin ve verimli PureTech ve BlueHDi motor seçenekleri, EAT6 şanzıman ve 308 R Hybrid’in şasisi tanıtılıyor.

Yarışa geri döndüğünü ifade eden Peugeot, 2015 yılının ilk yarısında önemli derecede hızlandı ve Frankfurt Fuarı’nda istikrarlı duruşunu sergiliyor. Haziran 2015 sonu itibariyle toplam 886 bin adetle dünya satışlarını % 3,9 arttıran Peugeot, Avrupa’da (+%6,7), Asya’da (+%9.6), Afrika ve Orta Doğu’da (+%10.9) ve Hindistan’da (+% 50.2) güçlü bir büyüme gösterirken aynı zamanda ürün gamı yükseliş stratejisini sürdürüyor. Bütün kıtalarda atakta olan PEUGEOT aşağıdaki özelliklerinden yararlanıyor :
– Genç ve ilgi çekici bir ürün gamı;
– Markanın en çok satan modeli Peugeot 308 modelinin başarıları, Fransa satışlarında birinci sırada ve Avrupa’da C segmentinde ilk üç arasına yerleşti.
– Dünya aracı olan ve bundan böyle 3 kıtada üretilen Peugeot 2008, şimdi Avrupa’da B-SUV segmentinde ikinci sırada bulunuyor;
– Euro 6 uyumlu yeni motorların teknolojik gelişimler, CO2 emisyon değerlerinde “Best in class” ünvanlı 25 adet versiyon ve EAT6 Otomatik şanzımanlı versiyonlarıyla birlikte.

308 GTi by Peugeot Sport : Sportif olarak dünyada en çok satan model

Lansmanı üzerinden iki yıl sonra Peugeot 308, markanın dünya çapında en çok satan modeli haline gelmiştir. Yoğun rekabete açık Avrupa C segmentinde, 308 artık ilk 3 arasında yer alıyor (hatchback ve station-wagon kategorisinde, Avrupa’nın en çok satan üçüncü modeli). 2014 yılında Yılın Otomobili seçilen araç başarısını sürdürüyor. Fransa’da hatchback versiyonu ile sınıfında birinci sırada olan 308, SW versiyonun lansmanı ile Fransa, İtalya, Belçika, Luxembourg, Polonya ve Hollanda’da kendi segmentinde liderlik pozisyonuna yükseldi.

Yılın başında GT ve GT Line versiyonlarının lansmanından sonra, 308 GTi by Peugeot Sport versiyonun da gelmesiyle birlikte 308 şimdi daha da hızlandı. Bu versiyon ile birlikte, 308 gamı yepyeni bir boyut aralığı ve yeni zirvelere doğru yola koyuldu. RCZ R ve 208 GTi 30.yıl versiyonlarından sonra, 308 GTi modeli de Vélizy Fransa’daki yarış departmanının teknisyen, mühendis ve pilotları tarafından geliştirilmiş olduğunu belgeleyen ve böylece Peugeot Sport etiketini taşıyan gamın üçüncü otomobili oldu. Bu arada elbette performans unutulmadı: 1.6L THP 270 hp turbo benzinli motoru ile, 308 GTi by PEUGEOT SPORT 0’dan 100 km/h hızlanmasını sadece 6 saniyede, 1.000 m (Stop-Start) hızlanmasını ise 25”3 saniyede tamamlıyor (azami hızı elektronik olarak 250 km/h ile sınırlandırıldı). 1205 kg gibi düşük ağırlığı ve 169 hp/l üreten olağanüstü esnek motoru sayesinde, 308 GTi by Peugeot Sport sadece 139 g/km emisyon değeri sergiliyor, bu da kendi kategorisinde referans olmasını sağlıyor. 308 GTi by Peugeot Sport, 11 mm alçaltılmış zemin yüksekliğiyle yola adeta yapışıyor ve inanılmaz verimli torsen kilitli diferansiyeli, 19″ jantlara takılmış olan Michelin Super Sport lastikleri ve önde 300 mm’lik büyük frenleri ile olağanüstü bir sürüş özelliği gösteriyor.
6 farklı renk artı yeni Ultimate Kırmızı ile Noir Perla siyah renkleri bir araya getiren çift renkli versiyon de tüketicinin beğenisine sunuluyor.

308 R Hybrid : Supercar performanslı kompakt hatchback

80 mm genişletilmiş tekerlek izleri ve kaslı gövdesi ile Peugeot 308 R Hybrid kesinlikle ilk bakışta insanı etkiliyor. Otomobilin ön ve arka dingilleri üzerine monte edilmiş 115 hp’lik 2 elektrik motoru ve 270 hp 1.6L benzinli THP motoru ile toplam gelen 500 hp güç üreten plug-in (şarjlı) hibrid teknolojisi ile donatılmış olan bu supercar 3.1 kg/hp ağırlık/güç oranı ile 730 Nm maksimum tork sergiliyor. Bu ürkütücü aslan böylece ‘0’dan 100 km /h’ye hızlanmak için 4 saniye, 1.000 m’yi yutmak içinse 22 saniye yeterli olacak.
Peugeot 308’in Emp2 platformu üzerinde yükselen, ancak dört tekerlekten çekiş ile donatılmış olan aracın içinde dört ayrı spor koltuk bulunuyor ve otomobil sadece 70 g/km emisyon yayıyor. Parkur konfigürasyonuna göre, pilotun farklı güç seviyeleri sunan dört sürüş modu arasında seçim yapma imkanı bulunuyor : Hot Lap (500 hp), Track (400 hp), Road (300 hp) ve ZEV (0 emisyon).

Peugeot 308 Racing Cup : Yarış için yaratılmış

Tek bir bakışta onun niyetini… ve Peugeot Sport mühendislerinin amaçlarını anlamak mümkün. Motor bazını paylaştığı 308 GTi by Peugeot Sport’dan türetilmiş olan Peugeot 308 Racing Cup, yarış pistleri için dizayn edildi.

1.6L THP turbo motoru sayesinde 270 beygir geliştiren standart ikiz kardeşinden farklı olarak, bu versiyon yol versiyonundan 38 hp daha fazla ve minimum 308 beygir gücüne ulaşacak! Standart versiyondan ayrıca 100 ila 150 kg daha hafif olan Peugeot Sport imzalı yeni yarışçı için bu hafifleme % 14 daha fazla güç anlamına geliyor.

Peugeot 308 GTi by Peugeot Sport ile aynı güç aktarım organlarıyla donatılmış olsa da, 308 Racing Cup buna karşılık altı pistonlu kaliperli yarış frenlerini ve direksiyondan kumandalı altı ileri vitesli yarı otomatik şanzımanı benimsedi.

Tasarım açısından, 308 Racing Cup kendisini yere yakın WTCC standartlarına uygun spoyleri ve Peugeot 308 GTi by Peugeot Sport’e göre kendisini 106 mm daha geniş kılan özel çamurlukları ile çok etkileyici bir görünüme sahip. Geniş 18″ tekerlekler üzerine sıkıca oturan araç iki geniş hava deliği ve bir ‘splitter’ içeren tamponu ile asfaltı yutmaya hazır.

2016 yılı sonunda dünya çapında müşteriler için hazır olacak olan model Peugeot Sport promosyon formüllerinde RCZ Racing Cup modelinin yerini alacak ve Almanya’da VLN, İspanya’da CER, İtalya’da CITE, Belçika’da BGDC gibi binek otomobil şampiyonalarında veya « 24H Series » gibi dayanıklılık yarışlarında boy gösterecek.
Frankfurt’ta dünya prömiyeri yapılan bu model ile YouTube üzerinden de tanışabilirsiniz : peugeotsportofficial

Peugeot Fractal konsept : Peugeot i-Cockpit® ‘in geleceği

2012 yılından bu yana gönlü fethedilmiş 1,8 milyondan fazla müşteri ve 208 lansmanı ile birlikte, Peugeot i-Cockpit® markanın son tasarımlarının etkileyici işareti haline geldi. Peugeot 2015 yılında, Peugeot Fractal isimli yenilikçi konsepti ile yeni bir vizyon çalışması vitrine çıkardı. Bu elektrikli şehir otomobilinin geleceğin çizgilerinin arkasında, sese ayrılan yer sayesinde daha da içgüdüsel bir sürüş sunulan Peugeoti-Cockpit® ‘in yeni bir görünümü gizleniyor.

Görme ve dokunmadan sonra, işitme de şimdi kullanılması gerekecek üçüncü duyu haline geldi; çünkü, sesin dinamik konumlanmasıyla ‘surround’ etkisi sağlayan, her koltuğun sırtlığına yerleştirilmiş bas ötesi hoparlörler ile 9.1 hi-fi grubunu bir araya getiren 9.1.2 akustik sistem sayesinde, sürücü ve yolcular eşsiz bir duyusal deneyim yaşıyorlar.

Ses uzmanı, Brezilyalı ses tasarımcısı Amon Tobin konsept otomobilin iç ses kimliğini oluşturmak ve aynı zamanda aracın hızlanmasına, yavaşlamasına veya sabit hızda seyretmesine bağlı olarak değişen dış imzasını yaratmak için Peugeot’nun stil uzmanları ile çalıştı. Bu yenilikçi sistem şehir ortamına mükemmel entegrasyon sağlamak ve yayaları ve bisiklet sürücülerini uyarmak için tasarlandı.

Ayrıca Peugeot Fractal konseptinin kokpitinde yenilikçi teknolojilere yer verildi : Head-up sistemi HD holografik görüntülü dijital ekran ile donatıldı; kompakt direksiyon ise fonksiyonların ve akustik ambiyansların kontrol edilmesini sağlayan çift dokunmatik arayüz ve dokunmatik pedlerle donatıldı. Kabin içinde, yüzey parçalarının % 80’i, bir konser salonunda sesi yönlendiren ve ses geçirmeyen ‘anekoik’ yüzeyler gibi 3D baskılı olarak gerçekleştirildi. Öte yandan, Samsung Gear S saati kullanılarak kapılara uzaktan kumanda edilebiliyor.

Tamamen elektrikli güç ünitesi ile yürüyen bu şehir içi coupe modeli 204 hp güç üretiyor ve son derece akıcı çizgileri, 1000 kg ile sınırlı tutulan ağırlığı ve dar yuvarlanma bantlı Tall & Narrow tipi lastikleri sayesinde 450 km sürüş menzili sunuyor. Son derece süratli olan araç 100 km / h hıza 6,8 saniyede ve 1000 m’ye 28,8 saniyede ulaşıyor. Kompakt boyutları (uzunluğu sadece 3,81 m) ve 7 ile 11 cm arasında değişen zemin yüksekliği sayesinde şehirde son derece rahat kullanım sunuyor.

Internet temelli teknolojiler: Daha hızlı, daha çeşitli

108, yeni 208 ve yeni Partner Tepee modellerinde mevcut olan Mirror Screen (Ayna Ekran) fonksiyonu, uyumlu bir akıllı telefonu aracın dokunmatik ekranından itibaren kontrol etmek için kullanılabilir. MirrorLink protokolü uygulamaları arasında, özellikle telefon, müzik, navigasyon ve iCoyote veya standımızda özel bir terminalde doğrudan test edebileceğiniz PEUGEOT MÜZİK web radyo gibi başka uygulamalar da bulunmaktadır. Yenilenen 208 ve yenilenen Partner Tepee modellerinde mevcut olan CarPlay fonksiyonu, kullanıcılarına tek bir sözcük veya tek bir parmak hareketiyle arama yapmak, harita uygulamasını kullanmak, müzik dinlemek ve mesajlarına erişmek için inanılmaz derecede sezgisel bir yol sunuyor. CarPlay fonksiyonu Kasım 2015 model üretimi itibariyle araçlarda sunulacaktır.

MyPeugeot Link
MyPeugeot link yolculuk deneyiminin akıllı telefon üzerine aktarılmasını sağlayan ücretsiz bir uygulamadır; basit, sezgisel bir arayüz ile sürücüye seyahatlerin tarihçesi ve yakıt tüketimleri, aracın konumu ve yolculuğun geri kalanının yaya olarak sürdürülmesi, gelecek servis tarihleri ve aracın kullanımına ilişkin uyarı mesajlarını bildirir.

Çevresel anlamda : Peugeot bu konuda bir referanstır

PSA Grubu A.B. 28 yasası kapsamında 2020 yılında 95 g/km ortalama emisyon değerine ulaşma hedefi belirledi. 2015 yılının ilk beş ayında üreticilerin ortalama emisyon değeri 121.4 g/ km iken, PSA Grubu 106.9 g/km’ye ulaşarak 110 g/km barajının altına inen ilk otomobil üreticisi oldu.

106.3 g/km ortalama emisyon değeri ile, Peugeot CAFE sınıflandırmasında büyük markaların önünde liderliğe yükseldi. Bu olağanüstü başarı SUV / CUV satışlarını ve benzinli enerji karmasını arttırarak elde edilmiştir. 2012 yılından bu yana, PEUGEOT CO2 emisyonlarını toplam % 12,6 oranında ve sadece 2015’in ilk yarısında ilave olarak % 3 oranında daha azalttı. Bu performans ağırlıklı olarak yeni dizel BlueHDi ve benzinli PureTech motor gamlarının verimliliği sayesinde ve yeni EAT6 altı ileri otomatik şanzıman ile de açıklanabilir.

Altı farklı sınıfta 25 adet “Best In Class” model ile Peugeot çevresel anlamda ve kullanım verimliliği alanında lider olarak konumunu pekiştirmiştir. Ve bu nokta gerek büyük binek modeller, gerekse kompakt modeller için geçerlidir, aşağıdadaki örneklerde
– B Segmentinde, 208 1.6L BlueHDi 100hp versiyonu sadece 79 g/km emisyon değeri yayıyor ve en son sadece 2L / 100 km ile dünya yakıt tüketim rekorunu kırdı !
– C Segmentinde, 308 gamı sadece 95 g/km emisyon değerine sahip 1.2 L PureTech 110 başta olmak üzere 10 adet Best-In-Class versiyona sahiptir. Bu arada, 1.0-1.4 L kategorisinde geçen Haziran ayında PureTech 3 silindirli turbo versiyona verilen Yılın Motoru ödülünü hatırlatalım;
– D segmentinde, EAT6 altı vitesli otomatik şanzıman ile donatılmış 508 1.6 BlueHDi 120 sadece 99 g/km emisyon salınım miktarı sergiliyor.

PORSCHE
Porsche’den Frankfurt’ta iki Dünya Prömiyeri

Porsche Uluslararası Frankfurt Otomobil Fuarı’nda, efsanevi modeli 911’in yeni neslini ve markanın bugüne kadar geliştirdiği ilk 4 kapılı tam elektrikli konseptini tanıttı. Yeni 911, geliştirilmiş şasisi, yeni motorları ve yeni Porsche İletişim Yönetimi sistemiyle, Mission E adlı konsept ise 500 kilometre elektrikli sürüş menziliyle öne çıkıyor

Mission E, ilk bakışta benzersiz Porsche tasarım diliyle fark ediliyor. Markanın tamamen elektrikli ilk 4 koltuklu ve 4 kapılı konsepti olan otomobil, 600 HP güç üretiyor. Sadece 15 dakika sürede yüzde 80 oranında şarj olan Mission E, 500 kilometre menzile sahip. 0’dan saatte 100 kilometre hıza sadece 3,5 saniyede ulaşabilen Mission E, benzersiz teknolojisiyle de öne çıkıyor. Otomobilin birçok sistemi, göz ve yüz hareketleri ile kontrol edilebiliyor.

Mission E’nin alüminyum, çelik, karbon fiber ve güçlendirilmiş polimerden üretilen gövdesi, hafifliği ile sürüş dinamizmi kazandırırken, tekerlekleri ise karbon malzemeden geliştirildi. 4 koltuğun rahatça sığdığı ve sürücü ile yolculara geniş ve ferah bir alan sunan kabini, günlük kullanım kolaylığı da sunuyor. Mission E’nin birçok fonksiyonu sürücünün göz ve yüz hareketleri ile kontrol edilebiliyor. Örneğin ön bölümdeki bir kamera, sürücünün hangi bölüme veya cihaza baktığını anlıyor. Menü ekranına bu bölümü getiriyor. Sürücü de direksiyon üzerindeki kontrol düğmeleri ile istediği seçeneği kontrol edebiliyor.

Yeni Porsche 911 Carrera: daha fazla sürüş keyfi, daha yüksek performans ve daha çok verimlilik

Porsche’nin efsane modelleri arasında yer alan ve dünyanın en çok satan spor otomobilleri arasında bulunan 911 Carrera, Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tanıtılan yeni nesliyle bu öncülüğünü daha da ileri taşımayı hedefliyor.

Yenilikçi turbo motorları, performans ve konforu olağanüstü bir uyumla birleştiren geliştirilmiş şasisi, yeni eğlence ve iletişim sistemi Yeni 911 Carrera’yı fazlasıyla donanımlı kılıyor. Hem otomobil yarışları hem de spor otomobil üretiminde 40 yılı aşkın turbo motor tecrübesi sayesinde, yeni 911 Carrera’nın motorları performans, sürüş keyfi ve verim açısından standartları yeniden belirliyor.

Carrera modellerinde ilk kez sunulan arka akstan yönlendirme seçeneği sürüş dinamiklerinin menzilini çok daha genişletiyor. Nürburgring’deki North Loop’ta (Kuzey Parkuru) 911’in en hızlı tur zamanı daha önceki derecenin tam 10 saniye altına, yani 7 dakika 30 saniyeye indi.

911 Carrera’nın birçok dış özelliği de yeniden tasarlandı: Gündüz sürüşünde yanan dört-noktalı yeni farlar, yuva kapağı olmayan kapı kolları, dikey havalandırma ızgarası ve dört-noktalı fren ışığı özelliği taşıyan yeni arka farlar ile yeniden tasarlanmış bagaj kapağı bu yeniliklerden sadece bazıları.

İç özelliklerinde ise, birden çok dokunmayı aynı anda algılayan multi-touch ekranı ile yeni standart Porsche İletişim Yönetimi (PCM) oldukça geniş bir işlevsellik alanı ve çok daha kolaylaştırılmış yönetim olanağı sunuyor.

Yeni turbo motorlar: Hem 20 hp güç artışı hem daha düşük yakıt tüketimi

Çift turbolu tamamen yeni nesil motor, 911 Carrera’da duygusal sürüş keyfini daha da yoğun bir deneyime yükseltiyor: 911 Carrera’nın arkasında 370 hp’lik bir güç yer alırken, 911 Carrera S’in motoru ise şimdi 420 hp’lik etkileyici bir güç sunuyor. Bu, her iki modelde de 20 hp’lik bir güç artışını ifade ediyor. Motorların ikisi de 3 lt hacme sahip. 911 Carrera S’in bu etkileyici motor gücü geliştirilmiş kompresörlü turbo şarjı, özel egzoz sistemi ve ayarlanmış motor yönetiminden kaynaklanıyor.
Her iki durumda da sabit olarak en düşük 1700 d/d ve en yüksek 5000 d/d devirden gelen, sırasıyla maksimum 450 Nm ve 500 Nm’lik belirgin biçimde artırılmış torklarıyla karakterize edilen Yeni Posche motorları harika sürüş performansı sunuyor. Aynı zamanda, yeni nesil motor 7.500 d/d maksimum hızıyla alışılagelmiş turbo motorların en yüksek hızlarını belirgin bir farkla geçerken Porsche motorlarına özgü etkileyici sesiyle güç gösterisi yapıyor.

911’in tüm yeni nesilleri öncekilerle karşılaştırıldığında daha da geliştirilmiş performans ve verimlilik sağlıyor. Örneğin, modele bağlı olarak yeni nesil motorlar neredeyse yüzde 12 daha yüksek verim sunuyor: yakıt tüketiminde 100 kilometrede bir litreye varan düşüşler sağlandı. PDK şanzıman ile 911 Carrera 100 kilometrede artık sadece 7,4 litre yakıt tüketirken (100 kilometrede 0,8 litrelik bir azalma), 911 Carrera S PDK şanzıman ile 100 kilometrede 7,7 litre yakıt tüketiyor (100 km’de 1 litre daha düşük).
Yeni 911 aynı zamanda etkileyici bir performans sergiliyor: Porsche-Doppelkupplung (PDK) şanzıman ve Sport Chrono Paketi ile 911 Carrera Coupé seleflerini 0,2 saniye geride bırakarak 0’dan 100 km/h hıza sadece 4,2 saniyede ulaşıyor. Yine PDK şanzıman ve Sport Chrono Paketi ile donatılmış olan 911 Carrera S ise çeviklik gösterisinde 100 kilometreye 3,9 saniyede ulaşıyor (selefinden yine 0,2 saniye daha hızlı). Yani, Carrera ailesinde sihirli kabul edilen 4 saniye sınırının altına inme başarısını ilk kez yeni 911 gösteriyor. Ayrıca, her iki modelin maksimum hızları da yükseldi: 911 Carrera’nın en yüksek hızı artık 295 km/h iken (eskisinden 6km/h daha hızlı), yeni 911 Carrera S şimdi saatte 308 km/h hıza ulaşıyor (saatte 4 km/h artış).

Opsiyonel olan Sport Chrono Paketi ile bağlantılı olarak 911 Carrera şimdi ilk kez direksiyonda bulunan, 918 Spyder’ın hibrit mod düğmesinden yola çıkılarak geliştirilen bir mod seçme düğmesine sahip. Mod seçme düğmesi, “Normal”, “Sport”, “Sport Plus” ve “Kişisel” sürüş modları için 4 konumlu bir döner halkadan oluşuyor. Donanıma bağlı olarak bu son ayar (Kişisel sürüş modu), sürücünün, örneğin PASM, aktif motor yatakları, PDK şanzıman stratejisi ve spor egzoz sistemi gibi kendi kişisel araç ayarlarını yapılandırmasına olanak sağlıyor. Mod seçme halkası, PDK şanzıman ile bağlantılı bir ilave düğme olan “Spor Tepki Düğmesi” taşıyor. Bu düğmeye basıldığı zaman, örneğin geçiş manevrası yapmadan hemen önce, transmisyon 20 saniye süresince maksimum ivmelenmeye önceden hazırlanmış oluyor. Bunun için en uygun vites devreye giriyor ve motor yönetimi kısa bir sürede olabilecek en hızlı tepkiyi vermeye ayarlanıyor.

Yeni PASM’le sürüş yüksekliği 10mm daha aşağıda

Sürüş dinamikleri açısından tüm spor otomobiller için bir mihenk taşı konumunda yer alan 911 Carrera, her yeni nesliyle, günlük konfor ve yol performansı arasındaki bütünlüğü daha da geliştiriyor. Sürüş yüksekliğini 10 milimetre aşağı çeken yeni PASM şasi (Porsche Active Suspension Management) ilk kez tüm yeni Carrera modellerinde standart bir özellik olarak sunuluyor. Bu özellik, yüksek hızla alınan virajlarda stabiliteyi daha da artırıyor. Aynı zamanda, dikkat çekici niteliklere sahip olan yeni amortisör nesli geliştirilmiş hassas tepki özelliği sayesinde konforu artırıyor ve dinamik sürüş boyunca gövde bağlantısını daha da iyileştiriyor. Beş adet ince ikiz kollu yeni standart jantlar, dönme direncini azaltıyor ve performansı artırıyor. Bunun yanı sıra, tüm modellerde arka jantların genişliği 0,5 inç ile 11,5 inç arasında arttı ve 911 Carrera S’in arka lastikleri 295 milimetreden 305 milimetreye genişletildi. 911 Carrera S için sunulan arka akstan aktif yönlendirme seçeneği 911 Turbo ve 911 GT3 modellerinden uyarlanmış bir şasi teknolojisi. Bu özellik 911’in yüksek hızlarda şerit değiştirirken sürüş dengesini artırıyor. Aynı zamanda, 0,5 metre azalan dönüş çapı sayesinde şehir trafiğinde daha iyi manevra kabiliyeti sağlıyor. Daha da geliştirilmiş direksiyon hâkimiyeti, 918 Spyder’ın direksiyonuna dayanan bir tasarım olan yeni nesil direksiyon aracılığıyla sürücüye aktarılıyor. Temel direksiyonun çapı 375 milimetre; seçenek olarak sunulan GT spor direksiyonun çapı ise 360 milimetre. Gündelik kullanışlılığı sınırsız kılmak için Porsche ön aksın süspansiyon kollarındaki kaldırma silindirleri ile entegre olmuş bir hidrolik kaldırma sistemi sunuyor. Bir düğmeye basılmasıyla 5 saniye içinde ön tarafta yerden yükseklik 40 milimetre artıyor ve dolayısıyla, örneğin dik garaj çıkışlarında, otomobilin altının yere çarpması önleniyor.

Çevrimiçi Navigasyona Sahip Yeni Porsche İletişim Yönetimi

Yeni 911 Carrera’nın standart özelliklerinden bir diğeri de çevrimiçi navigasyon modülü ve ses kontrolüne sahip yeni geliştirilmiş Porsche İletişim Yönetim Sistemi (PCM). PCM tıpkı akıllı bir telefon gibi 7 inç genişliğindeki ekranında çok dokunuşlu hareketler yardımıyla kontrol edilebiliyor. Örneğin, kullanıcının el yazısıyla giriş yapmasına olanak sağlıyor. Araç telefonları ve akıllı telefonlar da artık Wi-Fi üzerinden bağlanabiliyor. Akıllı telefon konsolunun ilk kez ortadaki kol dayanağı ile bütünleştirilmiş olması aküyü zorlamadan, tasarruflu şarj olanağı sunuyor ve araç telefonu sinyal alışını en iyi hale getiriyor. Bir başka diğer yenilik de iPhone’un PCM’e bağlanabilmesi seçeneği sayesinde Apple CarPlay’in kullanılabilmesi. Belirgin bir biçimde geliştirilmiş navigasyon sistemi ile gerçek zamanlı trafik bilgilerine kolayca ulaşılabiliyor. Bu sistem sürücüye trafik ile ilgili
genel durumu hızlı bir şekilde bildiriyor ve bu bilgiler yola dinamik olarak uyarlanıyor. Daha iyi yönelim desteği sunulabilmesi için Google Earth ve Google Streetview uygulamaları da ilk kez sistemle bütünleştirilmiş. PCM’in diğer bileşenleri olan Porsche Car Connect ve Porsche Connect uygulaması bu gibi araç fonksiyonlarının uzaktan kontrol edilebilmesine, varılacak yeri bilgisinin navigasyon için PCM’e transfer edilebilmesine ve PCM vasıtasıyla üçüncül tedarikçilerden müzik aktarım hizmetinin kullanılabilmesine olanak sağlıyor.
Yeni ve genişletilmiş opsiyonel destek sistemleri
Yeni ve geliştirilmiş destek sistemleri ile 911 Carrera özel tercihlere bağlı olarak artık daha iyi bir biçimde kişiselleştirilebiliyor: opsiyonel olarak sunulan otomatik hız sabitleme sistemi, önceden ayarlanmış hız geçildiğinde, örneğin yokuş aşağı giderken, yumuşak bir şekilde fren yapabiliyor. Artık Adaptif Hız Sabitleme Sistemi ACC (opsiyonel) PDK şanzıman ile bağlantılı olarak motoru şanzımandan ayırma (coasting) fonksiyonuna sahip. Sıkışık trafikte ilerlerken debriyajlar devreden çıkıyor, dolayısıyla motor şanzımandan ayrılarak güç harcamadan yakıt tasarrufu sağlanıyor. Yine tercihe bağlı olarak sunulan şerit değiştirme desteği, radar ile arkadaki trafiği görüntülüyor ve ayna üçgeninde bulunan sol ve sağ LED lambaları kullanarak sürücüyü kör noktadan yaklaşan araçlar ile ilgili olarak uyarıyor. Bunların yanı sıra, standart bir özellik olan çarpma sonrası fren sistemi ile Porsche spor otomobillerin aktif güvenliğini artırıyor.

CO469kCWgAIosAs
CO7xRi_W8AAX486
CO7yxEYWwAA-qxT
CO70YmjWsAAh54h
CO4AwPhWUAAlb-8
CO7v6bbWEAAUccT

RENAULT
CO7spkAWEAAufjr
CO7VDodW8AAh0EC
CO7yeQ4W8AEunb6
CO7VgxaWgAA3Vz2
CO8Cw_QXAAAOR4T
CO8Cw4vW8AAXSsZ
CO8U28DWUAAW8ru
2017 senesinde HybridAsist Geliyor
CO8VeOXWcAAyGuUCO8iD6GWIAAvv6d

SKODA
Model yelpazesini sürekli geliştiren Skoda, Frankfurt Otomobil Fuarı’nda tutku ve heyecan yaratacak yenilikleriyle yer aldı. Yeni nesil Skoda Superb Combi’nin ön planda aldığı fuarda, ayrıca Superb SportLine, Octavia RS 230 ve Fabia R5 Combi ile markanın motorsporları geçmişine gönderme yapan, tutku yaratacak modeller de sahne aldı. Skoda, Superb GreenLine ile bir yandan çevreye saygılı yanını ortaya koyarken, Rapid Spaceback ScoutLine sayesinde maceracı yönünü sergiledi. Rapid Monte Carlo ise, çekiciliği ve sportifliği bir araya getirdi.

Çek üretici Skoda, bu yıl 66. kez düzenlenen Uluslararası Frankfurt Otomobil Fuarı 2015’te model yelpazesine eklediği yeni versiyonlarla yerini aldı. Tutku ve heyecan yaratacak yeniliklerin bulunduğu Skoda standının gözbebeği, yeni nesil Skoda Superb Combi oldu. Ona, başta Superb SportLine olmak üzere Octavia RS 230 ve Fabia R5 Combi gibi sportif modeller eşlik etti. Bir depoyla 1780 km yol yapabilen yeni Superb GreenLine markanın aynı zamanda çevreye saygılı yönünü ortaya koyarken, Rapid Spaceback ScoutLine ise Skoda’nın maceracı kimliğini de sergileyen yeniliklerden oldu. Ayrıca dinamik görünüm, sportif iç mekan ve lüksün birleştiği Rapid Monte Carlo da, yenilikler arasında yerini aldı.
Skoda Superb Combi 2
Dinamik çizgileri, geniş bagaj hacmi ve pratik kullanım unsurlarıyla birleştiren Skoda Superb Combi, standın en dikkat çekici yeniliği oldu. Şubat ayından itibaren Türkiye’de de satışa sunulması planlanan ve uluslararası bir fuarda ilk kez sergilenen yeni nesil Superb Combi’de, tıpkı sedan versiyonu gibi markanın ana değerleri olan genişlik ve fonksiyonelliğe önem verildi.
Skoda Superb Combi SportLine
Sınıfının en geniş iç mekan genişliğine sahip Superb Combi, modern, şık ve dinamik çizgileriyle dikkat çekerken, özellikle arka bölümüyle station wagon otomobillere yeni bir bakış açısı getirecek şekilde yaratıldı. Bir önceki nesline göre artan boyutları, iç mekanda yolculara daha fazla diz ve baş mesafesi yaratırken, arka koltuklardaki diz mesafesi 157 mm ile, en yakın rakibinin iki katı genişliğe sahip. Aracın bagaj kapasitesi, sınıfına yeni bir standart getirecek şekilde 630 litreye çıkarken, arka koltuklar yatırıldığında bu miktar 1.920 litreye ulaşıyor.

Geniş güvenlik donanımlarının yanı sıra Dinamik Şasi Kontrolü’nun de bulunduğu araç, güçleri 125 ile 280 HP arasında değişen 5 benzinli ve 120 HP‘den 190 HP’ye uzanan üç farklı dizel motor seçeneğiyle sunuluyor.

Sportif deneyimlerin ürünü
Skoda Fabia R5 Combi
Skoda’nın geçmişten ve günümüzden gelen motorsporları deneyimleri, yeni model versiyonları ve “şov otomobili”nde de kendisini hissettiriyor.

Yeni nesil Superb SportLine, fuarda sergilenen sportif Skoda araçlarından biri oldu. Dış görünümünün yanı sıra iç mekanında da sportif tasarım unsurları ve donanımlara sahip olan Superb SportLine, Superb’in sahip olduğu motor seçenekleriyle donatıldı.

Aracın sportif şasisi 15 mm alçaltılırken. 18 veya 19 inçlik siyah jantlarla tercih edilebiliyor. Karartılmış yan ve arka camların bulunduğu aracın iç mekanında da üç kollu spor direksiyon simidi, deri direksiyon simidi ve vites topuzu, özel döşemeli spor koltuklar, alüminyum pedallar ve karbon görünümlü kaplamalar dikkat çeken diğer unsurlar.

Frankfurt’ta Skoda’nın motorsporları alanında büyük başarılar elde eden Fabia R5 modelinin station wagon versiyonu da yer alıyor. Fabia R5 Combi, ralli otomobiline yakışır dış aksesuarlar, 18 inçlik jantlar ve özel renklerle donatılırken, kaputunun altında 1.6 lt 279 beygirlik bir turbo motor bulunuyor.

Skoda standındaki bir diğer sportif araç da Octavia RS 230. Markanın bugüne kadar seri olarak ürettiği en hızlı araç olan Octavia RS 230, 2.0 litre ve 230 beygir gücünde benzinli motora sahip. İlk kez elektronik kontrollü sınırlı-kaydırmalı diferansiyelle donatılan araç, 6 ileri manuel vites kutusuyla sunuluyor. 0-100 km/s hızlanmasını 6.7 sn’de tamamlarken, maksimum hızı da 250 km/s ile sınırlandırıldı.
Skoda Superb Combi
En çevreci Superb

Superb’in en çevreci versiyonu olan GreenLine da, ilk kez Frankfurt’ta ziyaretçilere gösterildi. Sedan ve station kasa tipleriyle satılacak Superb GreenLine, standart modelden farklı olarak gövdesinde yapılan aerodinamik değişikler, düşük dönme direncine sahip lastikler, 1.6 TDI motorunda ve vites kutusundaki geliştirmelerle 100 km’de sadece 3.7 lt yakıt tüketiyor. Bir depoyla maksimum 1780 km yol yapabilen Superb GreenLine, bu anlamda sınıfına yeni çevre standartları getiriyor.

Maceracı ruh: Rapid Spaceback ScoutLine

Skoda’nın bir diğer yeniliği de, Rapid Spaceback ScoutLine. Genç ve maceracı otomobil, standart Rapid Spaceback’ten farklı özellikleriyle kendisini belli ediyor. Rapid Spaceback ScoutLine’da siyah ve alüminyum kaplamalı spoyler, gövdeyi çepeçevre saran siyah paneller, 16 veya 17 inçlik jantlar bulunuyor.

Rapid Monte Carlo ile sportif şıklık
Yeni Skoda Rapid Monte Carlo da, Frankfurt’ta ilk kez sergilenen bir başka versiyon oldu. Siyah 16 veya 17 inçlik jantları, yine siyah renkli radyatör ızgarası çerçevesi, ön ve arka spoyleri, arka difüzörüyle sportifliğini ön plana çıkaran Rapid Monte Carlo, xenon farlara da sahip. İç mekanında da bu sportifliği sürdüren Rapid Monte Carlo, üç kollu spor deri direksiyon simidi, deri kaplı vites topuzu ve el freni kolu, spor koltuklarıyla da fark yaratıyor.

SEAT
IMG_3858
1442314950_SEAT_LEON_CROSS_SPORT_FRANKFURT_07
SEAT, Uluslararası Frankfurt Fuarı’nda
Leon Cross Sport’ı tanıttı!

SEAT, Frankfurt Fuarı’nda tek kapılı “coupe” spor bir otomobilin performansıyla, 4 tekerden çekiş sisteminin çok yönlülüğünü birleştiren Leon Cross Sport konsept aracını tanıttı.

SEAT kalitesi ve tasarım dilinin geldiği son noktayı gösteren Leon Cross Sport konsept modeli, performansını Leon Ailesi’nin en sportif modeli olan Leon Cupra’dan alıyor. 300 HP güç üreten 2 litre motor, otomobilin 0’dan saatte 100 kilometre hıza sadece 4,9 saniyede çıkmasını sağlıyor.

Elektronik olarak kontrol edilen 4 çeker sistemi ve yerden 41 milimetre daha yüksek olan gövdesi, kullanıcının Leon Cross Sport ile her türlü yol koşulunda performans ve konforla buluşmasına yardımcı oluyor.

Diğer SEAT modellerinde olduğu gibi, son nesil erişim teknolojilerinin kullanıldığı otomobilde, Full Link sistemi ile kullanıcılar her türlü akıllı telefonu, otomobile bağlayarak, birçok uygulamayı telefonlarıyla kullanabiliyor. Leon Cross Sport konsept otomobilde, ayrıca uyarlanabilir hız sabitleme sistemi, şerit asistanı, trafik levhası tanıma sistemi gibi birçok güvenlik ve sürücü asistanları da yer alıyor.

Yeni SEAT Ibiza CUPRA: daha yüksek performans, daha fazla sürüş keyfi

SEAT’ın, Frankfurt Fuarı’nda tanıttığı bir diğer yeni modeli ise Ibiza ailesinin 192 HP’lik sıra dışı güç üreten yeni üyesi: Ibiza CUPRA… Sıfırdan 100 km/s hıza 6,7 saniye gibi bir sürede ulaşan Ibiza Cupra, verimli 1.8 TSI motoru ile 100 kilometrede ortalama 6 litre yakıt tüketiyor.

SEAT, Yeni Ibiza model ailesinin en performanslı üyesi Ibiza CUPRA ile markanın özünü en saf haliyle yansıtmayı, tasarımıyla sınıfının en dinamik modellerinden birini ortaya çıkarmayı, olağanüstü performansı en yeni teknolojilerle bir araya getirmeyi amaçlamış. Kompakt yapısı ve mükemmel fonksiyonelliğiyle Ibiza CUPRA, gündelik kullanım için mükemmel bir seçenek.

SMART
smart cabrio
CO_CZaDWEAAdEWG

SUBARU
SUBARU, LEVORG’UN AVRUPA PRÖMİYERİNİ FRANKFURT’TA GERÇEKLEŞTİRDİ

Spor otomobiller yaratma konusunda uzun yıllara dayanan bir deneyime sahip olan SUBARU, yeni nesil Sport Tourer LEVORG modeli ile Frankfurt Fuarı’nda yer aldı. Benzersiz şık ve sportif bir tasarıma sahip olan LEVORG, üstün performansı ve güvenlik özellikleriyle de Subaru’nun zengin mirasını zirveye taşıyor.
Geçtiğimiz yıl Japonya’da gerçekleşen başarılı lansmanın ardından Avrupa pazarına uygun versiyonu geliştirilen LEVORG, Avrupa ile eşzamanlı olarak Türkiye’de satışa sunuluyor. 5’inci nesil Legacy modelinin yerini alacak olan LEVORG, WRX’in DNA’sında bulunan sportif sürüş zevkini Legacy’nin kullanışlılığı ve geniş iç mekan konforuyla harmanlıyor.

LEVORG Avrupa Pazarı ile aynı anda Türkiye’de

Frankfurt Fuarı’nda Avrupalı tüketiciye sunulan Sport Tourer LEVORG’un Türkiye’de Avrupa ile aynı anda satışa sunulduğunu ifade eden Subaru Genel Müdürü Halil Karagülle şu açıklamayı yaptı: “Mevcut Crossover ve SUV gamına ilave olarak Subaru’nun “Boxer Motor”, ve “Simetrik Sürekli Dört Çeker” gibi genetik özelliklerini bünyesinde bulunduran, hem sportif hem günlük kullanıma uygun, ailelerin de tercih edebileceği çok yönlü Sport Tourer modeli LEVORG’u Avrupa ile aynı anda satışa sunuyoruz. 170 BG’lik 1.6 litre direk enjeksiyonlu turbo motora sahip olan LEVORG geniş bagaj hacmi, sportif kullanımı, geliştirilmiş güvenlik özellikleriyle geniş bir tüketici kitlesine hitap ediyor. Bünyesindeki üstün özellikleri ile benzersiz bir model olan LEVORG’un, cazip fiyat seviyesiyle de pazarda çok rekabetçi bir konumda olacağına inanıyorum”.
Legacy, Revolution ve Touring: LEVORG
LEVORG ismi Legacy, Revolution ve Touring (Miras, Devrim ve Gezi) isimlerinin birleşiminden oluşuyor. Sportif özelliklerle kullanışlılığı birleştiren LEVORG, direksiyon başında vakit geçirmeyi seven sürücüler için kusursuz bir otomobil olarak karşımıza çıkıyor. Ön tasarımını Subaru WRX STI’dan alan LEVORG, kullanışlı teknolojisinin yanı sıra sürüş güvenliği ve çevre dostu özellikleriyle de günümüzün beklentilerine çok iyi yanıt veriyor.

Devrim Niteliğinde bir Sport Tourer
Subaru, LEVORG’u geliştirirken sürüş keyfi, uzun mesafelerde rahat sürüş için güvenlik ve çok yönlülüğü birleştirerek sport tourer sınıfında bir devrim yarattı. Özellikle uzun mesafelerde yolcuların rahatlığını sağlamak için aracın gelişmiş özellikleri geniş bir kabinle birleştirildi. LEVORG’un gövde boyutları bir Sport Tourer modelinin kolay kullanım özelliğini korurken aynı zamanda geniş ve rahat bir iç alana sahip.
Şık ve dinamik tasarımının yanı sıra kullanıcı dostu bagaj alanıyla da kusursuz bir Sport Tourer konforuna sahip olan Subaru LEVORG, spor bir aracın güçlü yapısıyla Sport Tourer bir modelin rahat ve sportif hissini buluşturarak “tasarım ve işlevi” bir arada sunuyor.

Zarif tasarım sportif siluet
Tavanın alçak arka kenarı önden arkaya doğru zarif bir siluet oluştururken geniş bagaj alanını da beraberinde getiriyor. Şık ve spor tasarım, spor bir otomobile uygun biçimde yüksek bir performans hissi yaratıyor. Burun konisi, Subaru’nun kendine özgü altıgen ızgarasının bulunduğu ön kısmın dinamik, üç boyutlu yapısını vurguluyor.
Otomobilin şahin gözü farları, delici bir bakış atıyormuş hissi veriyor. Kabin içinde yüksek kalite ve üstün işlevsellik öne çıkıyor. Piyano siyahı yüzeyler, metalik vurgular ve krom parçalar yüksek kaliteye sahip bir alanda buluşuyor.
Birbirlerine yakın göstergeler, 3.5 inç tam renkli LCD ekran ve aydınlatmalı ortam; keskin, hassas, yüksek teknoloji hissi sunan saten kromla vurgulanıyor. D şekilli direksiyon sürücünün sezgilerini artırmak için tercih edilmiş. Göstergelerin açılış sırası ve diğer özellikler ise hislere hitap edecek şekilde tasarlanmış.

11878889_10153339407873300_2757992356653150893_o
12003234_10153339447623300_8600442984483271076_n
12009616_10153339447648300_4463690903039589534_n
12032031_10153339447708300_739209780992716365_n
11836818_10153339447663300_1560662018908806345_n

TOYOTA
CO7u1OiUYAAVyDG
Toyota, 2015 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda hibrit teknolojisindeki yenilikleri ve bu teknolojide gelinen son noktayı gözler önüne serdi. Fuarda dünyanın ilk seri üretim hibrit otomobili Toyota Prius’un 4’üncü nesli ile yeni crossover C-HR konseptin dünya prömiyeri gerçekleştirildi. Toyota, fuarda Avrupa prömiyeri yapılan Yeni RAV4 Hybrid ile SUV pazarındaki rekabete yeni bir soluk getirmeye hazırlanırken, Avrupa’da satışına başlanacak olan hidrojen yakıt hücreli Mirai modelini de beğenilere sundu.
Lider yeniden doğuyor: “Yeni Toyota Prius”
Dünyanın ilk seri üretim hibrit otomobili olarak 1997 yılında lanse edilen ve 18 yılda 3,5 milyon adedi aşan bir satış başarısına imza atan Toyota Prius’un 4. neslinin dünya prömiyeri Frankfurt Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirildi. 1.5 litrelik benzinli motor ve 33 kW gücünde elektrik motoru ile yollara çıkan ilk nesil Prius 5.1 lt/100 km tüketim ve 120 gr/km CO2 salınım değerine sahipken, ikinci nesilde 1.8 litrelik motoruyla tüketim 4.3 lt/100 km ve CO2 salınım değeri ise 104 gr/km’ye kadar gerilemişti. 2009’da ise 3.nesli pazara sunulan Prius modelinin yakıt tüketimi yüzde 23 ve CO2 salınım değeri de yüzde 25 oranında iyileşme kaydetti.
Şimdi de bu gelişim, yeni nesil Toyota Prius ile ivmelenerek devam ediyor. En gelişmiş hibrit teknolojisi ile yeniden yaratılan Yeni Toyota Prius, benzersiz yakıt verimliliği, çevreci performansı, keskin hatlarıyla dinamik ve heyecan uyandıran bir görünüm sergiliyor. Yeni Toyota global mimarisi(TNGA- Toyota New Global Architecture), farklı tasarım dili ve yenilenen hibrit teknolojisi ile üretilen Yeni Prius artık duygulara daha fazla hitap ediyor.
Dış tasarımda Prius daha alçak ve çok daha atletik bir görünüme kavuştu. 2.700 mm ile önceki nesille aynı dingil mesafesine sahip olan yeni Prius’un uzunluğu 60 mm artarak 4.540 mm’ye, genişliği de 15 mm artarak 1.760 mm’ye ulaştı. Tavan yüksekliği ise kabin konforundan ödün vermeksizin aerodinamik yapıyı iyileştirmek üzere 20 mm azaltılarak 1.470 mm’ye düşürüldü.
Heyecan uyandıran etkileyici dış tasarım iç mekanda da devam etti. Kalite algısı yüksek, sürücüyü saran ferah bir kokpite yer verildi. İç mekanda kullanılan yumuşak malzemeler ile de kalite algısı yüksek tutuldu. Sürüş konforunu artırmak üzere etkin bir yalıtım uygulanırken ses ve titreşim seviyesi minimum seviyeye indirildi.
Toyota, yeni nesil hibrit sistemle bir yandan sürüş keyfini artırırken diğer yandan ise yakıt tüketimini düşürdü. Daha kompakt boyutlara sahip olan yeni hibrit sistem aynı zamanda daha hafif bir yapıya da sahip. Batarya teknolojisi, elektrik ve benzinli motor konusunda da teknolojik gelişmelerin tamamından yararlanıldı. Daha yüksek enerji yoğunluğundaki bataryalar bu sayede aynı ağırlık ve boyutta daha fazla randıman sunabiliyor. Bataryalar gibi elektrik motorlar da daha küçük boyutuna rağmen daha iyi performans sergiliyor. Sadece hibrit sisteme odaklanmakla kalmayan Toyota mühendisleri benzinli motorun verimliliğini de geliştirdi. Prius’un bir önceki neslinde yüzde 38,5 ile oldukça verimli olan benzinli motorunun değeri, Yeni Prius ile birlikte dünyanın en iyi benzinli motor değeri olan yüzde 40’a ulaştı.
Tüm bu gelişmeler sayesinde Yeni Prius bir önceki nesil ile kıyaslandığında yakıt verimliliğinde yüzde 18’lik bir gelişmeyi hedefliyor.
Büyüleyici görünüm, heyecan uyandıran sürüş:
Toyota Turkiye Paz. ve Satis A.S. CEO'su Ali Haydar Bozkurt, Prius
Toyota C-HR Konsept 2
Toyota, 2015 Frankfurt Otomobil Fuarı’nda C-HR Konsept 2’nin dünya prömiyerini de gerçekleştirdi. Hibrit teknolojisiyle donatılan C-HR’ın seri üretim modelinin 2016 yılında Cenevre Otomobil Fuarı’nda sergilenmesi planlanıyor.
Toyota’nın crossover modelinin ön gösterimi niteliğini taşıyan C-HR konsept, heyecan uyandıran elmas şeklindeki cesur tasarım dili, tam hibrit sürüş deneyimi ve yeni nesil platform mimarisi ile son derece çarpıcı bir görünüm ortaya koyuyor.
2014 Paris Otomobil Fuarı’nda sergilenen ilk C-HR Konsept’ten esinlenilen 2. Konseptte, Toyota tasarımcıları, gitgide birbirine benzeyen otomobillerin arasında ön plana çıkacak bir model yaratmayı hedeflediler. Beş kapılı gövdeye sahip dinamik konsept otomobil; etkileyici tasarım, hafif yapı ve dinamizm kavramlarını bünyesinde barındırıyor. Boyutlarıyla B-SUV ile C-SUV crossover olarak konumlandırılan Toyota C-HR Konsept 2, göze çarpan, çevik sürüş özellikleri ve çok yönlü iç mekan ile şehirli yaşamın her anına uyum sağlıyor.
Yeni TNGA (Toyota New Global Architecture) platformu üzerine yükselen C-HR Konsept 2, geliştirilmiş hibrit sistemi ile dikkat çekici verimliliği ve aynı zamanda 21.yüzyılın trafik şartları için de en ideal sürüş deneyimini bir arada sunuyor. Toyota C-HR Konsept 2, elmas yapısını andıran tasarımı sayesinde tıpkı bir elmasın dayanıklılığı gibi keskin ve sert çizgilerini yansıtan dinamik bir görünüm de ortaya koyuyor. Yandan bakıldığında ise konsept, incelikle işlenmiş keskin çizgili alt gövde, kaslı çamurluklar ve agresif açılı arka omuz çizgisi ile sadece sportif ve dinamik bir görünüm sunmakla kalmıyor, sürüş dinamiklerine de katkı sağlıyor. Konseptin sportif ve dinamik tasarımı 21” lik benzersiz jantlarla tamamlanıyor.
Düşük ağırlık merkezi ve yüksek gövde dayanıklılığını sağlayan yeni TNGA (Toyota New Global Architecture) platformu virajlarda gövdenin yana yatma eğilimini azaltırken sürüş konforuna katkı sağlamak üzere süspansiyon sertliğini azaltıyor. Böylece sürüş dinamiklerinden ödün vermeden konforlu bir sürüş elde ediliyor.
C-HR Konsept sadece etkileyici bir tasarım ve üstün sürüş dinamikleriyle sürüş konforunu aynı potada eritmekle kalmıyor, bunun yanı sıra Toyota’nın yeni hibrit teknolojisi ile yüksek yakıt verimliliği, düşük CO2 salınım değeri vaat ediyor.
Prestij, konfor ve yakıt verimliliği standart:
Yeni Toyota RAV4 Hybrid
İlk olarak 1994 yılında satışa sunulan C-SUV segmentinin yaratıcısı RAV4, Frankfurt Motor Show’da tanıtılan Toyota’nın ilk hibrit SUV’u ile Avrupa’daki C-SUV rekabetini farklı bir boyuta taşıyacak.
Yeni RAV4 Hybrid, Toyota’nın SUV pazarındaki 20 yıllık bilgi birikimi ve deneyimi ile yenilikçi tam hibrit teknolojisini aynı potada birleştiriyor. Tam hibrit sistemde dört silindirli 2.5 litrelik benzinli motor ile elektrik motoru bir arada görev yapıyor. Yeni RAV4 Hybrid; 4×2 ve 4×4 olmak üzere iki farklı çekiş sistemiyle satışa sunuluyor. 0-100 km/s hızlanmasını 8.7 saniyede tamamlayan RAV4 Hybrid 4.9 lt/100 km’lik sınıf lideri tüketim değeri ve 115 g/km’lik CO2 salınımı ile son derece tutumlu ve çevreci bir özellikler taşıyor.
Performans ve yakıt ekonomisi gibi birbirine zıt kavramları bir arada sunan yeni Toyota RAV4 Hybrid aynı zamanda; etkileyici dış tasarımı, kaliteli iç mekanı, sürüş konforu ve sürüş dinamikleriyle de oldukça iddialı.
Yenilenen iç mekan sürüş ve tüm bu sistemlerle ilgili bilgileri sürücüye yansıtan iki adet bilgi ekranına ev sahipliği yapıyor. Gösterge panelinin ortasında yer alan 4.2’’ bilgi ekranı dışında orta konsola 7’’ Toyota Touch 2 mutimedia sistemi entegre edilmiş durumda.
Yeni RAV4 Hybrid’te kullanılan Toyota Safety Sense sistemi bir dizi aktif güvenlik teknolojisini de bünyesinde barındırıyor. Panoramic View Monitor ile aracın etrafında 360 derece kuş bakışı görünüm sağlanırken, böylelikle park ve manevralar kolaylaşıyor. Araçta ayrıca; aktif güvenlik ekipmanları olarak; Çarpışma Önleme Sistemi (PCS), Şerit Takip Sistemi (LDA) veya Yaya Tanımlama Sistemi bulunuyor. Geleceği Mirai gibi otomobiller şekillendirecek
Toyota Frankfurt Motorshow’da, Avrupa satışına Almanya, Danimarka ve İngiltere’de önümüzdeki günlerde başlayacağı Mirai modelini de beğenilere sundu.
Toyota’nın otomotiv dünyasında yeni bir çağ başlatan ve bir otomobilden beklenen konforu ile sürüş keyfini fazlasıyla sunan hidrojen yakıt hücreli otomobili Mirai, fuarın en ilgi çekici modellerinin başında geldi. Dünyanın lider hibrit otomobil üreticisi Toyota, Prius ile başladığı yolculukta eko-otomobilleri popüler hale getirdi. Bugün gelinen noktada hibrit teknolojisi ve eko-otomobiller denildiğinde ilk akla gelen marka olan Toyota, hidrojeni yakıt olarak kullanan Mirai ile yakıt teknolojilerinde gelinen noktayı gözler önüne seriyor.
Küresel ısınma, çevre kirliliği ve fosil yakıtların tüketiminin her geçen gün arttığı günümüzde, otomobillerde kullanılacak enerji kaynaklarının çeşitliliği üzerine uzun yıllardır çalışan Toyota, gelecek 100 yıl içinde otomobillerin ulaşım araçları olarak kullanılacak olmasından hareketle elektrikten hibrite ve yenilikçi yakıt hücresine kadar farklı teknolojilerin otomobilleri geleceğe taşıyacağına inanıyor.
Sadece su buharı salımıyla çevre dostu Mirai, dikkat çekici tasarımı, düşük ağırlık merkezinin getirdiği sürüş keyfi ve sessiz elektrik motorun hızlanma performansı gibi özelliklerle de göz dolduruyor.
Stili ve artan cazibesiyle Toyota Yaris
Toyota’nın küçük sınıftaki başarılı temsilcisi Yaris, Frankfurt Otomobil Fuarı’nda; yeni donanım seviyesi, yeni renkler ve yeni çift-renk versiyonuyla yer aldı.
Satış grafiğini her geçen gün daha da yükselten Yaris’in başarısında, 2012 yılında ürün gamına dahil olan Yaris Hybrid modeli dikkat çekiyor. Yaris Hybrid’in satış adedinin 2015 yılı sonuna kadar 200.000 adedi geçmesi beklenirken, Avrupa’da satılan Yaris’lerin yüzde 35’inden fazlasını Hibrit oluşturuyor.
Toyota Yaris’in satış başarısının bir diğer önemli unsuru ürün gamının sürekli yenilenmesi. Toyota, Frankfurt Motor Show ile birlikte Style donanım seviyesini Hybrid versiyonda da sunmaya başladı. Style donanım seviyesiyle birlikte; saten krom (satin chrome) süslemeli siyah lake petek dokulu radyatör ızgarası ve ön sis far çerçevesi devreye girdi. İç mekanda ise sürücü ve beraberindeki yolcuları yeni siyah renkli döşemeler ve lake siyah detaylar karşılıyor.
Bir diğer Yaris yeniliği ise dış tasarımda sunulan çift-renk opsiyonu. Gövde rengine ek olarak kaput kenarları, yan aynalar, A sütunu ve ön kaput kenarlarında metalik siyah olmak üzere çift renk uygulaması yapılırken iç mekanda ise farklı iç mekan aplikasyonları alternatif olarak sunuluyor.
Style donanım paketi ile birlikte İnci Beyazı (Pearl White), Platin Bronz (Platinum Bronze) veya Barselona Kırmızısı (Barcelona Red) olmak üzere üç farklı ana renk alternatifi Çift-Renk kombinasyonunu içeriyor. Yine çift-renk ile birlikte siyah (all-Black), gri (Warm Grey) veya degrede gri (Soft-gradation Grey) olmak üzere üç farklı iç mekan aplikasyonu alternatif olarak yer alıyor.

CO8RX92WcAA2UoM
CO8aQoPWoAE_iqk
CO8j2SCW8AAscRE

INFINITY
12000987_10153339484053300_5534235652578159898_o
12030491_10153339496258300_7757286963963695801_o
12011238_10153339497408300_6744313940957882490_n

VOLKSWAGEN Tiguan
11999765_750142265131866_5781113271164541440_o
12031604_750142268465199_84127477000379596_o
11227543_750142278465198_8824431073027586055_o
IMG_3855
IMG_3857
IMG_3856
CO7rRWoWgAAz6W-
CO7uxalUkAAuYID
CO8HWpqWIAAd42S

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Tofaş, 225 milyon dolarlık yatırım ve 2 sene süren bir geliştirme ve üretim sürecinden sonra,...
2021 Mitsubishi Eclipse Cross bir stil yenilemesi aldı ve biraz tartışmalı arka tarafı değiştirdi. Aynı zamanda bilgi-eğlence sistemine...
Suzuki’nin Hibrit Atağı Swift’le Başladı! Türkiye’nin En Donanımlı Hibrit Otomobili Swift Hibrit, %20’yi Aşan Yakıt...
Dünya çapında yalnızca 150 tane satılacak Kısa süre önce New York moda şirketi Kith, Ronnie Fieg’in...
2020 Formula 1 sezonunun 12. yarışı Portekiz Grand Prix’sini kazanan Mercedes-AMG Petronas pilotu Lewis Hamilton,...
2020 Formula 1 sezonunun 11. yarışı EifelGrand Prix’sini kazanan Mercedes-AMG Petronas pilotu Lewis Hamilton, Michael...
Premium otomobil üreticisi Lexus; lüks, teknolojik ve sıra dışı tasarıma sahip otomobilleriyle öne çıkarken aynı...
B segmentinin iddialı oyuncularından Hyundai i20, merakla beklenen N versiyonuna kavuşuyor. i20 WRC ralli otomobilinden...