GENEL DEĞERLENDİRME

  • 10 Mart 2019
GENEL DEĞERLENDİRME

Otomotiv sektörünün diğer bir çok iş kolu gibi zor günler geçirdiği yadsınamaz bir gerçek. Fakat bazı firmaları tebrik etmek gerekiyor. “Kan kustum ama gelincik şerbeti içtim” diyerek işlerini aksatmadan devam ediyorlar. Bunlar da, 0 firmaların büyüklüğünü ve büyük düşündüğünün altını çiziyor aslında. Tabi bu durum için yöneticilerinin misyonları ve ileriyi düşünmesinin etkisi çok fazla.

Başarılı yöneticiler, özellikle kriz zamanlarında verdikleri kritik kararlar ile hem markalarını hem de ürünlerini aktif biçimde gündemde tutuyorlar. Hepsini tek tek tebrik ediyorum ve bu yöneticileri yerlerine de hak ettikleri için geldiklerini düşünüyorum.

2018’in son aylarında bu günlerde yaşanacak olan sıkıntıları haber veren ekonomik değerler, sene başından beri olanları beklememiz gerektiğini anlatıyordu. (ileriyi görenler için).

İşte bu kritik zamanda KIA, TOYOTA, TOFAŞ, PEUGEOT ve OPEL tabiri caizse elini taşın altına koyarak, sektöre hareket getirmek adına organizasyonlarını sürdürdü. En basitinden hem markaları adına güven tazelediler hem de, otomotiv sektörünün üzerinde olan tedirginliğin atılması için bir takım işler yaptılar.

Yayınlarım adına saydığım 5 markayı da tebrik ediyorum. Ben ve yayınlarım aynı sektörde yer aldığımızdan, hepimizi etkileyen bu sıkıntılı günleri hepimiz elimizden geleni ortaya koyarak aşmak zorundayız. Firmalar yeni ürünlerini piyasaya çıkartacak ki, benim yayınlarımda bu ürünleri tanıtacak.

2019 senesindeki projeksiyonlarındaki hedef rakamlarını 40-50 bin satışla tutturmayı hedefleyen bazı markalar  (geçen yıllarda 100 binli rakamları telaffuz etmişken); iletişimi bırakmayarak vizyonlarını göstermeye başladı. Bu akıma ayak uyduramayan markalar ise, zorlanacakları düşünceleri ile karamsarlıklarını üzerlerinden atamadılar. Ama bence hata yapıyorlar.

Otomotiv Basının durumu ve maalesef uğraşmak zorunda kaldığımız CAHİLLER:

Önce bizden bahsedeyim. Maalesef krizin etkisiyle bir çok gazeteci arkadaşım ya işsiz yada, işsiz kalacak. Günlük gazetelerde çalışanların hiç birinin garantisi yok. Bu zaten krizle ilgili bir konu değil. Benim gibi küçük yayıncılarda durum daha kritik. Çünkü, dergi basan arkadaşların durumu çok daha zor. Matbaa ödemeleri, dağıtıma verilen paralar, çalışanların maaşları, zaten vergiden kaçış yok ve en önemlisi de düşen satışlar.

Bütün bu olumsuzlar, otomotiv sektörüne yayın hazırlayıp satışa sunan yayın evlerini digitale dönmeye zorluyor. Ama digitalde durum görüldüğü kadar kolay değil. Yıllık 10 dolara alınan şablon bir ön yüz ve yıllık 100 liraya kiralanan bir alan ile bu iş maalesef olmuyor. Okunurluğunuzu artırmak için bir takım işlerde yapmak zorundalar. Hepsinden önce www. ile başlayan yayını otomobil firmalarına kabul ettirmek lazım. Tamam gelecek digitalde ama, hala ısrarla kendini geliştiremeyen bazı yöneticiler bunu görmek istemiyor. Sonrasında tabi bu yayını yapan arkadaşımızın otomobil değil otomotiv bilgisi çok önemli. Ardından haberciliği ve zevki geliyor. Denetimi olmayan bu yayınlar için AHLAK ve TERBİYE ise, yayını yapanın içinde olmalı ki, yayını başarıya ulaşsın.

Ahlak ve terbiye deyince; kendi içimize bir bakalım. Maalesef, bizim içimizde bile buna özen göstermeyen yada göstermek istemeyen arkadaşlarımız var. Hem de, bunu matah bir şeymiş gibi hem firmalara hem de kendi arkadaşlarına sergilemekten kaçınmayanlar mevcut.

Haberciler içinde farklı bir duruşu olan OTOMOBİL GAZETECİSİ diyebileceğimiz arkadaşlarımızın, diğer meslektaşlarına örnek olması gerekirken kaba, fütursuz, saygısız, taleplerinde limitsiz, adab kurallarını bilmeyen ve bilmediğinden de uygulamayan, haber önceliği ile bencilliğini karıştıran, gezi daveti için her şeyi silip atabilen, nasıl yemek yemesi gerektiğini bile bilmeyenler içimizde mevcut.

Sevgili arkadaşlar lütfen dikkat edelim. Bizler birer öncüyüz ve bizleri takip edenler var. Bu takip çocuklarımızdan ve  arkadaşlarımızdan  ibaret değil. Bizleri aynı zamanda sektörümüz de takip ediyor. Aynı zamanda okuyucularımız da tabi.

Takipçi deyince, yazılarımızı takip edenler içinde bir takım şeyler söylemek istiyorum. İçine düşürüldüğümüz eğitim sistemi sayesinde etrafımızda hiç bilmeden, her şeyi bilenler çoğaldı. Öyle ki, daha çıkmamış bir otomobili veya birkaç gün önce Avrupa da tanıtılan bir otomobil hakkında orta okul mezunu birisi yorum yapıyor. Sadece otomobil kullanıp , dünya markası hakkında ileri-geri konuşan mı istersiniz? Yoksa yaptığı yorumda küfür kullanıp, yazan hakkında ahlaksızca laflar eden mi? Hepsi var. Ama dedim ya, eğitim sisteminin İÇİMİZE de soktuğu cahil, bilgisiz, mantıksız ve her şeyi çok bilenleri de kendi haline bırakıp, tartışmaya girmemek gerekir. Cevap vermeye bile değmez.

Lütfen hepimiz dikkatli davranalım ki, bizi kendilerinden zannetmesinler.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ