TÜRK HALKI YAYA KALDI

  • 29 Ekim 2020
  • 2.196 kez görüntülendi.
TÜRK HALKI YAYA KALDI

Senatvm stratejik iletişim grubu direktörü Refik IŞIK

Dünyanın 2020 yılında karşı karşıya kaldığı Kovid-19 salgını neticesinde insanların ulaşım alışkanlıkları büyük bir değişim geçirdi. Salgın hastalıkların özellikle toplu taşıma araçları ile yayılım gösterdiğinin anlaşılması ile birlikte insanlar, ulaşımda özel araçlarını tercih etmeye başladı. Hayatın büyük oranda yavaşladığı bir dönemde ülkelerin sosyal ve ekonomik dinamiklerini belirleyen etken, özel araç sahipliği oldu. Gelişmiş ülkelerde araba sahipliği oranlarının yüksek olması nedeniyle hem ekonomik hem sosyal hareketliliğin devam ettiği görüldü. Bireylerin araç sahipliliğinin yani mobilite imkanlarının yüksek olduğu ülkelere istinaden Türkiye ise büyük oran yaya kaldı. İstatistiklere göre ülkemizde her bin kişiye düşen araç sayısı 2020 itibariyle 285’tir. Türkiye’nin komşularına bakıldığında; Bulgaristan’da 2017 itibariyle 393, Yunanistan’da 2017 itibariyle 487 ve Güney Kıbrıs Rum Kesiminde ise 2017 itibariyle her bin kişi için 509 adet araç bulunmaktadır. Gelişmiş ülkelere bakıldığında ise her bin kişiye 600 ve üzerinde bir araç sahipliği ile karşılaşılmaktadır. Ekonomik olarak gelişmiş, toplumsal olarak huzurlu ve mutlu olarak tarif edilebilecek ülkelerdeki araba sahipliği oranları ülkemizden 2-2,5 kat daha fazladır.

ARABASI OLANLAR ÖZGÜR, MUTLU, GÜVENDE VE DAHA  ÇOK KAZANIYOR

Mobilitenin getirdiği özgürlük hissiyatı, fertlerin ve ülkelerin kaderini belirleyen önemli bir dinamiktir.  Ülkeler arası kalkınma farklılıklarını ve ekonomik gelişmeyi anlamak için bu hissiyatı tahlil etmek ve anlamak, Türkiye için faydalı olacaktır. Yapılan bilimsel çalışmalara göre araba sahipliğinin toplum ve bireyler üzerindeki olumlu etkileri dikkat çekicidir. Araba sahipliğinin etkilerini araştıran ve bunun için Çin’den veri toplayarak sonuçlarını paylaşan bir araştırmaya göre araba sahibi olmanın, yaşam tatmini, sosyal mevki, özgürlük hissiyatı ve stres gibi değişkenler üzerindeki etkileri ölçülmüştür. Bu çalışmada ileri sürülen verilere göre;

  • Toplu taşımada geçirilen süre bireysel huzuru etkilemektedir. Toplu taşımada geçirilen vakit; hayata ilişkin tatmin duygusunu ve huzuru düşürürken, olumsuz hisleri de artırmaktadır.
  • Araba sahibi olanların hayata ilişkin genel memnuniyeti, arabası olmayanlardan çok daha yüksektir.
  • Araba sahibi olanların genel ekonomik vaziyetten memnuniyet duyduğu ancak arabası olmayanların memnun olmadığı görülmektedir.
  • Arabası olanların sosyal mevkisinin, arabası olmayanlardan daha yüksek bir tatmin duygusu yarattığı anlaşılmaktadır.
  • Arabası olanlar kendisini sosyal olarak başkalarıyla eşit hissederken, arabası olmayanlar ise sosyal anlamda eşit hissetmediğini ifade etmiştir..
  • Kendisini komşularıyla, hemşerileriyle, akrabalarıyla ve eski okul arkadaşlarıyla kıyaslayan araba sahipleri, kendi durumlarını tatmin edici bulurken arabası olmayanların bu kıyaslamada kendi hal ve vaziyetlerinden memnuniyetsiz olduğu anlaşılmaktadır.
  • Araba sahipleri, arabası olmayanlara göre seçme özgürlüğü konusunda yaşamlarını  daha tatmin edici bulmaktadır.

Araba sahibi olmanın ekonomik etkilerinin çok önemli olduğunu ve özellikle istihdama ilişkin sonuçlarını araştıran bir başka çalışmaya göre:

  • Araba sahibi olmak, iş bulma olasılığını ve çalışma saatlerini(gelirlerini) artırma fırsatını iki kat artırmaktadır.
  • Hayatını sosyal yardım ve destekler sayesinde idame ettirebilenlerin araba sahibi olmakla birlikte iş buldukları ve yardım programlarından çıkarak kendi kendilerine yeten bir hayat inşa edebildikleri tespit edilmiştir.

Uluslararası sağlık kuruluşlarının ve çeşitli ülkelerin afet otoritelerinin Kovid sonrasında başka salgın hastalıklara karşı çeşitli hazırlıklar yapmakta olduğu bilinmektedir. Bu çerçevede toplu taşımaya alternatif olan özel araçların, sağlık risklerinin ve özellikle salgın hastalıkların yayılımını yavaşlatmaktaki etkisi dikkat çekicidir. Potansiyel sağlık tehditlerine karşı fertlerin özel araba sahipliği de büyük bir önem kazanmıştır. Devlet adamları ve kamuoyu, Türk milletinin mobilitesinin toplum sağlığı ile ilişkilerini dikkatle değerlendirmelidir. Türk milletinin çıkarları için, vatandaşlarımızın araba sahibi olmasının önündeki engellerin bertaraf  edilmesi gerekmektedir.

TEK ÇARE KULLANILMIŞ OTOMOBİL İTHALATININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ

Sosyal ve ekonomik gelişmeler dikkatle okunduğunda, genel anlamda vergilerin yüksekliğinin ve spesifik olarak motorlu taşıtlar üzerindeki vergilerin, vatandaşın zihninde “fahiş” boyutlara ulaştığı anlaşılmaktadır. Vergi artışlarına yönelik politik kararların sonucunda hükümetin, kamuoyunun zihnindeki ve gönlündeki olumlu imajı hızla erozyona uğramaktadır.

Yayınlanan ÖTV artış kararı ile Türk milletinin sosyal ve ekonomik mobilitesini kısıtlayan hükümetin aleyhine bir siyasi iklimin oluştuğu görülmektedir. Bu çerçevede hükümet ve İktidar bileşenleri, seçmenlerin desteğini kaybetmek istemiyorsa, seçim arefesine bırakmadan ya da seçim sonrasını işaret etmeden yüksek vergi politikasından geri dönmeyi ve vatandaşların nezdinde güven telafi edici bir politika izlemeyi değerlendirmelidir. Türk Lirasındaki değer kaybının dahil edildiği bir projeksiyonda, yakın gelecekte Türk milletinin satın alma gücünde kayda değer bir iyileşmenin vakit alacağı anlaşılmaktadır. Yeni araçlardaki ÖTV oranlarının azaltılması veya tümden kaldırılması durumunda dahi vatandaşların sahip olduğu alım gücüyle otomobil fiyatlarının örtüşmesi beklenmemektedir. Dolayısıyla vatandaşların mobilitesini sağlamanın en hızlı ve çağa uygun yolu, kullanılmış motorlu araç ithalatının önündeki engellerin mevzuattan çıkarılması olacaktır. Bununla birlikte kullanılmış araç ithalatına vergi istisnası uygulanması sayesinde her hanenin, uygun bir bütçe ile otomobil sahibi olması öngörülebilir.

MUHALEFET PARTİLERİ İÇİN BİR FIRSAT

Seçmenleri iktidar partisinden uzaklaştıran hükümet kararlarının başında yüksek olan vergiler gelmektedir. Bu çerçevede vergi politikalarında vatandaş lehine değişiklik vaad eden muhalefet partileri için önemli fırsatlar gündemdedir. Özellikle motorlu taşıtlar ve teknolojik iletişim araçları üzerindeki vergilerin düşürülmesine ilişkin politika beyanında bulunacak olan siyasi partilerin, seçmenlerin kalbine ve zihnine dokunması mümkün olacaktır. Muhalefet partileri, gelişmiş ve müreffeh ülkelerin vatandaşlarının sosyal ve ekonomik mobilitesinin üst düzeyde olduğunu ve bu durumun yüksek seviyelerdeki araba sahipliğinden ileri geldiğini kamuoyuna anlatma fırsatını değerlendirmek isteyebilir.

SENATVM Hakkında:

Senatvm, senato kelimesinin Latincesidir.

Senatvm, Ankara merkezli olarak faaliyet gösteren özel bir kurumdur. Uzmanlık alanımız; politika ve siyasal iletişimdir.

Daha önce ekonomiden, savunmaya ve sağlıktan sanayiye kadar birçok alanda politika meydana getirme, değerlendirme ve yakından izleme üzerine çalışmalarımız oldu.

Senatvm bünyesindeki uzman ve danışmanlarımız, politika oluşturma süreçlerinde siyasette ve bürokraside çok kapsamlı bilgi ve deneyime sahipler. Bu bilgi ve deneyimlerimize istinaden dönem dönem herhangi bir çıkar gözetmeksizin Türk milletinin faydasına kamu politikaları meydana getiriyoruz. Bizim de halihazırda rahatsız olduğumuz bir konu olan Türk milletinin mobilitesi hakkında bir çalışma yapmaya karar verdik ve bunun sonucunda yüksek ÖTV ve kısıtlayıcı mevzuatı değerlendirdiğimiz bir politika notu meydana getirdik.

Kullanılmış otomobil ithalatının ülkemizde tartışılması amacıyla da bu politika notunu kamuoyu ile paylaşıyoruz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
“DURMAK NEDEN” mottosu ile basının karşısına çıkan yeni TOYOTA Yaris, piyasaya 209.100 lira ile 336.300...
Hyundai, performanslı N model serisine Yeni Elantra ile devam ediyor. Üstün bir sürüşe sahip olan...
Yeni Mercedes-Maybach S-Serisi, 19 Kasım Perşembe günü gerçekleştirilen dijital lansman ile tüm dünyaya tanıtıldı. ‘Lüks’...
İlk bakışta Porsche’ye benzese de, 228 beygir gücüyle ortaya çıktı Kağıt üzerinde, 2022 BRZ selefinin...
211.900 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuldu. Daha dinamik dış tasarım, iç mekânda üst segmentlere yaklaşan...
Yarış dünyasına yeni nesil süper spor otomobili MC20 ile dönmeye hazırlanan Maserati, geleceğini köklerindeki yarışçı...
Suzuki Ecstar Takımı’ndan Joan Mir 2020 MotoGP Dünya Şampiyonu Oldu! Suzuki Ecstar takımının İspanyol pilotu...
Yazık çok yazık. Çok başarılı bir organizasyona imza at, ama işin sonundaki yapılan işgüzarlıkla berbat...
7. kez Dünya Şampiyonu oldu 2020 Formula 1 sezonunun 14. yarışı olanTürkiye Grand Prix’sini Mercedes-AMG...
  F1 Pilotu Lewis Hamilton İstanbul’da 7’nci Dubleyi Hedefliyor! Dünyanın önde gelen petrol şirketlerinden birisi...